Takip talebinde bulunulması ile bononun bağlı olduğu üç yıllık zamanaşımı süresinin kesilerek, yine aynı süreli zamanaşımının işlemeye başlayacağı-
Şikayet tarihinden sonra, çek aslının alacaklı tarafından icra müdürlüğüne teslim edilmiş olmasının, borçlu tarafından yapılan şikayeti konusuz bırakmayacağı ve icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” karar verilmesi gerekeceği-
“Takip konusu çeklerden dolayı borçlunun sorumlu olmadığını” kabul eden mahkemenin “takibin iptali” yerine “ödeme emrinin iptaline” karar veremeyeceği-
“Vekaleten imza atıldığının bonoda gösterilmesi gerektiğine” ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı-
3 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olan bonoya dayalı olarak genel haciz yoluyla takip yapılması halinde, zamanaşımı süresinin 3 yıl yerine, 10 yıl olduğunun ileri sürülemeyeceği-
Kambiyo senedi düzenlemek için kanun koyucunun özel bir ehliyet aramamış olduğu; ancak medeni haları kullanma ehliyetinden kısmen yada tamamen mahrum bulunan kişilerin kambiyo senedi düzenleyemeyecekleri; borçlunun senedi düzenlediği tarihte hukuki ehliyete sahip olması gerektiği; alacaklının senedi düzenleyen kişinin ehliyetsiz olması halinde "iyi niyetli" olduğunu ileri süremeyeceğini-
Borçluya takip konusu senetlerde yazılı olan adresi yerine Vergi Dairesi’nden öğrenilen adresine Teb. K.’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmasının isabetli sayılamayacağı-
Takip dayanağı bononun keşidecisi olan gerçek kişinin, aynı zamanda lehtar olan şirketin yetkilisi olmasının “alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi” durumunu ortaya koymayacağı, düzenlenen senedin geçerliliğini sürdüreceği-