Mahkemenin menfi tesbite ilişkin red kararı karar düzeltme isteminin reddi ile kesinleşmiş olduğundan menfi tesbite ilişkin kesinleşen karar nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği- 6. HD. 10.09.2013 T. E: 2013/4552, K: 12108
Temyiz aşamasında davalı tarafından sunulan belgenin mahkemece değerlendirilip dava konusu çeklerin veya tasdikli örneklerinin ibrazı sağlanarak ispat külfetinin kime ait olduğu da belirlenip buna göre toplanacak delillerin hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerektiği-
Kiracılık süreci içinde davalı kiraya veren tarafından davacı kiracı hakkında üç kez icra takibi yapılmış, davacı kiracı her üç takibe de itiraz etmemiş ve kira paralarını icra dosyalarına ödememiş, bununla birlikte davacı son iki icra takibinde Ağustos – Aralık 2008 arası aylar kirasını mükerrer şekilde talep konusu yapmış olup bu nedenle davacının mükerrer talep edilen aylar kirası nedeniyle borçlu olunmadığının tespit edilmesinde hukuki yararı bulunmakta olduğundan, aynı aylara ilişkin ikinci kez yapılan icra takibi nedeniyle menfi tespit kararı verilmesi gerekeceği-
Kaçak kullanım bedelinin belirlenmesinde seçenekli hesap yapılamayacağı teknik inceleme yapılmaksızın alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı-
İcra takibine konu senetlerin ödendiğinin alacaklı tarafça bilinmesine rağmen yapılan icra takibinin haksız olduğu gibi alacaklının da kötüniyetli olduğunun kabulü gerektiği-
Hizmet götürüldüğü kanıtlanmış ise; iskan öncesi ve sonrası ayrımı yapılmaksızın hizmetten yararlananın kanal katılım bedelinden sorumlu olacağı-
Menfi tespit davasında davacının bonodan kaynaklanan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığına dair aynı kuvvete sahip yazılı belge ibraz etmesinin zorunlu olduğu-
Kurulun yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabileceği, kurul kararlarına karşı açılan her türlü davanın öncelikli işlerden sayılacağı ve kurul kararlarının iptali için yargı yoluna başvurmanın her zaman mümkün olduğu-
