Kira ilişkisine dayalı menfi tespit davasında, davacı dava dilekçesinde "her türlü yasal kanıt" demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya davalıya yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davacı kiracı tarafından davalı kiralayan aleyhine açılan menfi tespit istemine ilişkin davada, davanın feragat nedeniyle reddi halinde maktu harç alınması gerekirken yazılı şekilde nispi harç alınması doğru olmadığından hükmün karar ve ilam harcına hasren bozulması gerektiği-
Taraflar arasındaki alacak davasında, uyuşmazlığın esasına ilişkin de irdeleme yapılmak suretiyle davanın hem usulden hem esastan reddi sonucuna varılacak şekilde karar verilmiş; ancak davanın usulden reddi, işin esasının incelenmesine engel teşkil edeceğinden mahkemece davanın usulden reddedilmesi gerekeceği-
Menfi tespit davasının yapılan yargılamasında, davacı delilleri arasında tarafların defterlerine de dayandığından, tarafların defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerekeceği-
Bedelsiz kaldığı bildirilen 14 adet çek yönünden borçlu olunmadığının tespiti ve iptaline, 8 adet çek bedelinin de istirdadına karar verilmesi talepli davada, noksan harç tamamlanmadan işin esasına girilemeyeceği ve hangi miktar üzerinden davanın kısmen kabul edildiğinin hüküm fıkrasında açık ve infazda tereddüte imkan vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekeceği-
Bir hukuki işlemin 4077 s. Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olmasının gerekeceği- İnternet üzerinden satın tatil paketinden kaynaklanan menfi tespit davasına bakmaya tüketici mahkemesinin görevli olduğu-
Borç miktarı dışında kalan kısımdan davacının borçlu olmadığının tespitine şeklinde karar verilmesi gerekirken ''borçlu olduğunun tespitine'' biçiminde olumlu tespit hükmü kurulup, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılamayacağı-
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekeceği, davacının dava dışı şirket yetkilisi olarak hem de şirkete kefil olarak davalı bankadan genel ticari kredi sözleşmesi çektiği anlaşıldığından, davacı yasanın 3.maddesinde belirtilen “tüketici” tanımına girmemekte olup bu davaya bakmaya, genel mahkemeler görevli olması gerekeceği-
Davanın kabulüne şeklinde gerekçe oluşturulmuşsa da hüküm fıkrasında, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verildiği, hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulduğundan hükmün bozulması gerekeceği-
Davacı şirket tarafından icra takibinde haczedilen borçlu şirkete ait aracın özel yediemin deposuna teslim edildiği tarihten, süresinde satış istenmemesi ile haczin düştüğü tarihe, İİK. mad. 85 uyarınca yasal prosedürün başlatılması için geçecek makul sürenin eklenmesi ile bulunacak tarihe kadar, belirlenecek yedieminlik ücretinden davacı (takip alacaklısı) şirketin sorumlu olduğu-
