Taraflar arasındaki ayıplı ürün davasında, mahkemece, davalı tarafın davaya konu ayıplı ürünü alıp, yerine başka bir tencere verip vermediği konusunda inceleme ve araştırma yapılarak davacının değişim hakkını kullanıldığının belirlenmesi halinde ürün bedelinin istirdadına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesi gerekeceği-
B.K.nun 53. (6098 sayılı TBK.nun 74.) maddesi hükmüne göre ceza mahkemesince saptanan maddi olgular hukuk hakimini de bağlayacağından ceza davasının sonucu beklenerek açılan menfi tespit davası hakkında karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece kısa kararda tarafların kötü niyet tazminat talepleri ile ilgili olarak hüküm kurulmamış, gerekçede ise “takibin durdurulmamış oluşu ve yapılan takibin kötü niyetli yapıldığı ispatlanamadığından taraf vekillerinin tazminat taleplerinin reddine” karar verildiği belirtilmiş ise de hüküm fıkrasında tarafların tazminat talepleri ile ilgili bir hüküm kurulmamış olduğundan hükmün bozulmasına gerekeceği-
Kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davalarında, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması hâlinde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu-
Menfi tespit davasının konusunu oluşturan bononun aslının bulunması ve dosyaya eklenmesinin şart olduğu-
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereğince, somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında konut kredisine ilişkin sözleşme olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığı anlaşılmakta olup yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılması gerekeceği-
İİK'nun 72. maddesi uyarınca açılan kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonoya dayalı icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin davada, bononun vade tarihinde tahrifat yapıldığı, bononun bu halde kambiyo senedi vasfını yitirse de adi senet sayılacağı, borçlu bulunmadığının tespitinde ispat yükünün davacı yanda olduğu-
Mahkemece, murisin bononun düzenlendiği tarihte ayırt etme gücüne sahip olup olmadığının belirlenmesi bakımından bu tarihten önceki ya da sonraki zamanlara ilişkin olarak varsa ilaç reçeteleri, hasta müşahade ve hastane kayıtları, ultrason ya da MR belgeleri ile tüm doktor raporları davacıdan temin ettirilerek, kişinin sağlığı konusunda bilgi ve görgüsü olan tanıklar ile en son muayene eden doktorların beyanları alındıktan sonra dosya bir bütün halinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili ihtisas dairesine gönderilerek adı geçen kişinin bononun düzenlendiği veya mahkemece yapılacak araştırma sonucu dava konusu boş bononun düzenlendiği tarihi itibariyle hukuki ehliyete (medeni haklarını kullanma ehliyetine) haiz olup olmadığı konusunda rapor alınması, boş senet verildiği iddiası karşısında senedin düzenlenme tarihinin mahkemece araştırılıp belirlenmesi, bononun Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma ceza davalarına konu olmuş ise buna ilişkin tüm dosya ve varsa diğeri ile karar ve belgelerinde getirtilerek sonucuna göre menfi tespit davası hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereğince, somut uyuşmazlıkta davacı ile davalılar arasında devre mülk satışına ilişkin sözleşme imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktad olup yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılması gerekeceği-