Şikayetin, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmayacağı, İİK'nun 135. maddesine dayalı olarak çıkarılan tahliye emrinin iptali istemli şikayetin incelenmesi sırasında icra mahkemesince, tahliyenin hüküm verilinceye kadar tedbiren durdurulmasına karar verildiği, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, konu hakkında esasa ilişkin karar verildiğinden bu tedbirin artık hüküm ifade etmeyeceği-(İİK 22) Genel mahkemede İİK.nun 72. maddesi anlamında menfi tespit davası açılmış olmasının, icra mahkemesinde görülmekte olan şikayet bakımından bekletici mesele yapılmasını gerektirmeyeceği-(İİK 72) Asliye hukuk mahkemesinin verdiği ihale konusu taşınmazın ihale alıcısına teslim edilmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararının iflas müdürlüğünce uygulanması zorunlu olduğundan, bu karar taşınmazın tahliyesini engellemez ise de, ihale alıcısına teslim edilmesini engelleyeceğinden, mahkemece şikayetin kısmen kabulü ile üçüncü kişinin taşınmazın tesliminin durdurulmasına ilişkin isteminin kabulü gerekirken talebin tümden reddi yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Davalı hakkında davaya konu bonoya ilişkin olarak resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı açılan davada verilen kararın temyiz edilmiş olması nedeniyle dosyanın halen Yargıtay’da olduğu ve temyiz incelemesinin sonuçlanmadığı dosya içeriğinden anlaşılmakta olduğu, bu durumda ceza mahkemesinin olası bir mahkumiyet kararının 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74’üncü maddesi uyarınca hukuk hâkimini bağlayacağı gözetilerek, söz konusu ceza davasının sonucunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 165/1 hükmü uyarınca bekletici mesele yapılması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekeceği-
Menfi tespit davası, belli bir miktar harca esas değer gösterilerek açılsa da, sonradan tamamlama harcı yatırıldığından artan dava değerine göre davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
Davacının ilgili dönemde borcu da bulunmadığı tespit edildiğine göre kira sözleşmesinin 13.6.2007 tarihinden sonra geçersiz olduğunun tespitine, önceki döneme ilişkinde borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle istem dışına çıkıp sözleşmenin 01.01.2007 tarihi ile 13.06.2007 tarihi arasında geçerli olduğunun tespitine ve buna dayalı olarak kısmen kabul kısmen ret kararı verilip davalı yararına da vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Davalıların davacının sözlü kira akdi ile kiracı olduğunu iddia ettiklerine göre iddialarını kanıtlamasının gerekeceği, ispat yükünün davalılara düştüğü-
556 Sayılı KHK'nın 74/son maddesine uyarınca menfi tespit davasının markanın hükümsüzlüğü davasıyla birlikte açılabileceği-
Zayi nedeniyle kambiyo senedinin iptali davasında, dava konusu çekin asli müdahil tarafından ibraz edilmesi karşısında, mahkemece davacıya bu çekle ilgili olarak müdahile karşı istirdat davası açması için süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Sözleşmenin tümünün incelenmesinden de açıkça anlaşılacağı üzere limit artırımları ayrı bir sözleşme olmayıp asıl sözleşmenin eki niteliğinde olduğundan, davacının imzalamış olduğu asıl sözleşme ve son limit artırımına ilişkin müteselsil kefaleti nedeniyle, kredi borcundan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı-
Davalının alacağına kavuşması verilen ihtiyati tedbir kararı sebebiyle geciktirildiğinden davalı yararına İİK'nın 72/4 maddesinde öngörülen tazminat koşullarının oluştuğu-
Davacı, icra müdürlüğünden itiraz edilmeyen 89 md. haciz ihbarnameleri gereğince, işlem yapılmasını isteyerek alacağına ulaşabilecekken bu yola başvurmadığı, bu nedenle alacak davasının açılmasında davacının hukuki menfaati olmadığı-