Abonelik sözleşmesinden kaynaklanan borçlu olmadığının tespitine yönelik davada, temyiz incelemesi görevi Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na ait olduğu-
Birleşen davaya konu yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporunda, mahkemece asıl dosya kapsamında bu rapor karara esas alınmış ise de; söz konusu rapor dosya kapsamı ile uyumlu bir araştırma ve incelemeye dayanmaması nedeniyle karara esas alınabilecek nitelikte bilimsel bir içerik taşımaması sebebiyle mahkemece, denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu yeni bir bilirkişi raporunun alınması gerekeceği-
Takip ve dava konusu bonoların davacı şirketin bankalardan kullandığı kredilerin kefili olan davalıya, kefaletinin teminatı olarak verildiği, davacı yanın bankalara olan kredi borçlarını ödemiş olması nedeniyle davalı yanın kefaletten kaynaklanan bir sorumluluğu kalmadığından teminat vasfının sona erdiğinin kabulü gerekeceği-
4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı TKHK.nun 6/A maddesinde, taksitli satışlarda kıymetli evrak niteliğinde düzenlenecek senetlerin, herbir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenleneceği, aksi halde kambiyo senedinin geçersiz olacağı belirtilmiş olup eldeki davada düzenlenen bono nama yazılı olmaması nedeni ile geçersiz olduğu için, davacı tarafından ödenen bedelin sadece diğer davalı şirketten değil, ödemenin yapıldığı davalı şirketten de tahsiline karar verilmesi gerekeceği-
Kiracı tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin davada, tahliye tarihi taraflar arasında çekişmeli olduğundan mahkemece kiralananın tahliyesine ilişkin olarak davacının tüm delilleri toplandıktan sonra ve delil listesinde açıkça yemin deliline de dayandığı anlaşılmakla gerekirse yemin teklif etme hakkı davacıya hatırlatılmak suretiyle kiralananın tahliye edildiği tarih tespit edilerek tahliye tarihine kadar olan kira alacakları saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı-
Menfi tespit davasının reddi halinde, alacaklı (davalı) yararına verilen haksız ihtiyati tedbir nedeniyle doğan zararın karşılanması ve hükmedilecek tazminat için herhangi bir talepte bulunulmadan davalı adına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekeceği-
Davalı senet metnini talil etmiş olduğundan somut olay bakımından ispat külfetinin davalıda olduğu-
Düzenleme nedeni bulunmayan yani ihdas haneleri boş olan bonolardan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin davada, bonoların tehdit ve zorla alındığını iddia eden davacının bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu-
İflasın ertelenmesi üzerine borçlu hakkında "hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur" ise de, iflasın ertelenmesinden önce yapılan (veya tedbiren durdurulan) takiplere ilişkin olarak açılan iflas davası dışındaki, itirazın iptali, borçtan kurtulma gibi takiplere ilişkin davalara, dava bir takip işlemi olmadığından erteleme süresi içinde devam edilebileceği, ancak bu davalar sonucunda verilen ilama dayanarak takip yapılamayacağı-
Bonoya dayalı icra takibinden dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkin davada, dava konusu bononun, rakamla yazılı miktar hanesinin tahrif edildiği,tahrifatta bulunulması halinde bedelin yazı ile belirtilen senet kısmına itibar edilemeyeceği için tahrifattan önceki bedel üzerinden bononun geçerli olduğunun kabulü gerekeceği-
