Davanın dayanağı olarak gösterilen faturalar uyarınca davalıdan talep edilebilecek bir alacak bulunması halinde bile bu alacağın ancak ve ancak faturada alacaklı olarak gösterilen şirket tarafından, şirketi temsile yetkili kişilerce ve alacağın şirkete ödenmesi talebiyle açılacak bir davaya konu edilebileceği davacının bu haliyle temel ilişkiye dayanak gösterdiği faturalar uyarınca alacak talep etme hakkının (aktif husumet ehliyetinin) bulunmadığı gibi faturaların düzenlendiği tarihte şirketin ortağı olmasının da kendisine bu yönde bir hak bahşetmeyeceği, davacının açılan dava uyarınca aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, bu hususun dava şartı niteliğinde olduğu ve re'sen gözetileceğinden mahkemece," bu gerekçe ile davanın reddi, yerine yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi" doğru görülmediği ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasının isabetli olduğu-
"Borçlu tarafından takip dosyasına yapılan ödemenin, kendisine ödeme emri tebliğinden sonra olduğu ve yanlışlıkla yapılan bir ödemenin söz konusu olmadığı anlaşılmakla, İİK.'nin 361. maddesinin olayda uygulama yeri olmadığı- Öte yandan borçlunun icra dosyasına dosya borcunu ihtirazi kayıtla ödemesi de iade talebine dayanak olamayacağından, borçlunun ancak genel mahkemede açacağı istirdat davası sonucuna göre ödediği parayı geri alabileceği"ne ilişkin Yargıtay kararına direnişmişse de, direnme kararının verildiği 07.03.2023 tarihinde temyiz edilebilirlik (kesinlik) sınırı 238.730,00 TL olmakla uyuşmazlık konusu değerin (107.300,00 TL) 2004 sayılı Kanun'un 364 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kesinlik sınırını geçmediği-
Uyuşmazlık, takip dosyalarına konu senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkindir...
Takip dosyasındaki garanti sözleşmelerindeki imzaların eli ürünü olmadığı iddiasına ilişkin olarak yukarıda belirtilen Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporlar dikkate alındığında imzaların eli ürünü olduğu anlaşılmakla garanti sözleşmelerinin geçerli olduğu- Davacı tarafından defter incelemesi talep edilmiş ise de; asıl borçlu yönünden alacağın varlığına ilişkin olarak kesinleşmiş mahkeme kararının bulunduğu, bu hali ile alacağın varlığına ilişkin olarak yeniden inceleme yapılamayacağı-
Uyuşmazlık, menfi tespit-istirdat istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, bononun zorla ve tehditle imzalatılması nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir...
Davacının, davanın TMSF'ye ihbarı talebinde bulunduğu, ancak sehven herhangi bir mahkeme kararı olmadığı halde davetiyenin dahili davalı olarak çıktığı, mahkemece TMSF'ye şirketin durumu hakkında yazılan yazıya da davalı Yağmur Mobilya A.Ş.'nin tüzel kişiliğinin devam ettiği, şirkete TMSF'nin kayyım olarak atandığı ve akabinde TMSF tarafından şirket sevk ve idaresinin teminen yönetim kurulunun oluşturulduğunun bildirildiği, bu hali ile TMSF'nin davaya dahil edilmesi gereken bir durum olmadığı, sehven yapılan maddi hatadan dolayı şirkete kayyım olarak atanan TMSF'nin, davalı şirketin borçlarından dahili davalı olarak sorumlu olmasının hakkaniyete uygun olmadığı, bu maddi hatanın düzeltilmesinin hak ve hukuka uygun olacağı-
Davacı tarafından işbu dava açılmadan önce ............... tarihinde icra takibinin iptali talebinde bulunulduğu, ............... Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) .............. sayılı .............. tarihli kararı ile davacı ............ yönünden icra emrinin iptali ile kefillik limiti 100.000,00 TL üzerinden icra emrinin düzeltilmesine karar verildiği, söz konusu kararın eldeki davadan önce verilmiş olduğu dikkate alındığında davacının menfi tespit isteminde hukuki yararı bulunmadığı-
Asıl dava, menfi tespit ve istirdat, karşı dava ise alacak istemine ilişkindir...
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde çeklerin bedelsiz kaldığına dair beyan içeren belgenin asıl davada davalı şirketten sadır olduğunun belirlendiği, asıl dava bakımından dava kabul edilerek, dava konusu çeklerin, asıl davanın davalısına verilme sebebi olan betonun teslim edilmediği ve çeklerin bedelsiz kaldığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verildiği, çeklerin karşılığı olan betonun teslim edilmediği, çeklerin bedelsiz kaldığı def'i alacağın temliki hükümlerine göre faktoring şirketine karşı ileri sürülebileceğinden, faktoring şirketine karşı açılan birleşen davanın da kabulü gerekeceği-