Taraflar arasında; cari hesap şeklinde yürütülen ticari ilişki bulunduğu,yazılı olarak cari hesap mutabakatı yapılarak davacı şirketin borcunun belirlendiği, sonrasında “Alacağın Temliki Protokolü” yapılarak davalı tarafından bir kısım alacağın tahsil edildiği, "Temlik Protokolü"nde borcun ifası yani ödeme yerine geçmek üzere yapılmadığı ve ifa yerine borcun teminatını teşkil etmek üzere yapılmış bir alacak temlikinin söz konusu olduğu- Borçlunun aczi ya da hukuki imkansızlık nedeniyle tahsil edememesi durumunda, bu tarihten itibaren temlik edilen alacağın tahsil edilip edilemediğine bakılmaksızın davacının cari hesap borcunun muaccel olacağı yani davalıya temlik edilen alacağı borçludan tahsil etmek konusunda herhangi bir kusur ya da çaba göstermeye gerek olmaksızın, cari hesap alacağını davacıdan talep edebileceği-
Dava konusu çeklerin, faktoring sözleşmesi ile diğer davalı faktoring şirketine verildiği somut olayda, malların teslim edilmemesi nedeniyle çeklerin karşılıksız kaldığı yönündeki savunmanın 6361 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları dikkate alındığında davalı faktoring şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği-
Davacının kambiyo takibi nedeniyle değil çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, çek her ne kadar gerçek keşide tarihine göre zamanında bankaya ibraz edilmemiş olsa da davacının keşideci sıfatıyla çek hamiline karşı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 818 inci maddesi yollaması ile 732 nci maddesi gereğince sebepsiz zenginleştiği oranda sorumlu olduğu, davacı vekiline duruşmada delillerinin sorulduğu, davacı vekilince dosyaya yeni bir delil kazandırılmadığı, davaya konu çekten dolayı davacının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği-
Uyuşmazlık, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, keşideci sıfatıyla imza atılan çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, asıl davada taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti, birleşen dava ise taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir...
Davanın; borçlu olunmayan tutarın icra baskısı altında ödendiği iddiasıyla açılan istirdat istemine ilişkin olduğu, davacının, takip dosyasının tarafı olmayıp üçüncü kişi konumunda olduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 9 uncu ve devamı maddeleri uyarınca icra dosyasına yapılan ödemeler borca mahsuben yapılmış sayılacağından, takip dosyasının tarafı olmayan davacı üçüncü kişilerin ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre takip dosyası borçlusundan geri isteme hakkı bulunmakla birlikte, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi uyarınca istirdat davasını ancak takip borçlusunun açabileceği, davacının icra takip dosyasına ödediği bedeli davalıdan geri isteme hakkı bulunmadığı-
Davalı temlik alan ............ Varlık Yönetimi A.Ş.'ne ise davaya konu bononun davacı ile arasındaki anlaşmaya aykırı doldurulup doldurulmadığı hususunda yemin davetiyesi çıkarıldığı, bono temlik alınırken evrak üzerinde bononun sözleşmeye uygun düzenlendiğini tespit etmeleri nedeniyle alacağı temlik aldıklarına dair yemin eda ettiği gerekçesi ile bu davalı yönünden 1.870.000,00 TL bedelli senetten dolayı 711.545,98 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verildiği, davalı ............ Petrol Tar. Ürün. Mad. Yağ Üretimi Kimya İnş. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davacının iddialarını yazılı belge ile ispatlayamadığı ve yemin deliline dayanmadığı gerekçesi ile bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekeceği- 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140 ve 143 üncü maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesince, davalı temlik alan varlık yönetiminin harçtan muaf olduğu-
Uyuşmazlık, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir...