Bono nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin davada, yargılama sırasında davacı vesayet altına alınmış ve kendisine sulh hukuk mahkemesince vasi tayin edildiği, 4721 sayılı TMK 462/8. maddesi uyarınca vesayet makamından davaya devam edilmesi hususunda izin alınması ve vasi aracılığıyla veya vasinin tayin ettiği vekil aracılığıyla davaya devam olunması gerekirken, mahkemece davacının dava ehliyeti sona ermesine rağmen yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
Borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde istirdat davasının açılması gerektiği- Borcun ödenmesi takside bağlanmışsa, 1 yıllık dava açma süresinin son taksidin ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı- İİK. mad 72 uyarınca, fazladan yapılan iştirak nafakası ödemesinin hesabında davacının dava tarihinden geriye doğru son bir yıl içinde ödediği fazla nafaka miktarın tespit edilmesi gerektiği-
Mahkemece reddedilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca davalı yararına nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği-
Davacının, resmi olarak noterde düzenlenen borç ve rehin sözleşmesinden dolayı borçlu bulunmadığının ancak yazılı delille ispatının mümkün olduğu, yine davaya konu bono kambiyo senedi niteliğinde olup sebepten mücerret olması nedeniyle bonodan dolayı da borçlu bulunmadığının yazılı delille ispatı gerekeceği-
Kesinleşmiş olan icra takibine karşı açılmış menfi tespit davasında, alacağın ispatı ilamsız icra takiplerinde alacaklı bankaya ait olup davalının, dava tarihi itibariyle dava konusu edilen icra takibinden dolayı alacaklı olduğunu kanıtlamak ile yükümlü olduğu-
Derdestliğe dayanak teşkil eden dosyanın talep konusu, haksız olarak tahsile konulan 2 adet çek ile yine haksız olarak nakite çevrilen teminat mektubundan dolayı uğranılan zararın tazminine yönelik olup, dosyamız dava konusunun ise 2 çekten dolayı borçlu olunmadığının menfi tespitine ilişkin olduğu, mahkemece, her iki davanın konusunun aynı olmadığının gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-