Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemeyeceği gözetilmek suretiyle belediye mallarının haczinin mümkün olduğu- Mahkemece Anayasa Mahkemesi kararının uygulanması gerektiği ve şikayet dilekçesinde başkaca haczedilmezlik iddiasının ileri sürülmediği nazara alınarak şikayetin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
K. takdir tutanağında "borçlu.. hazır, bilgi verildi, anladım dedi, işleme geçildi" ibaresi yazılı ise de, tutanakta "borçlunun imzası" olmadığı gibi, "imzadan imtina ettiği"ne dair bir kayıt da mevcut olmadığından, borçlunun taşınmazına konan bu haczi şikayet dilekçesinde beyan ettiği tarihte öğrendiğinin kabulü gerekeceği-
Henüz mirasçılara intikal etmediği için borçluya isabet edecek hisse üzerine haciz konulan taşınmazdaki borçlunun hissesi tespit edilerek, taşınmazın tamamının değeri üzerinden borçlu hissesine isabet edecek değer belirlendikten sonra borçlunun haline münasip ev alması için gerekli olan miktarın tespiti ile haczedilmezlik şikayetinin incelenmesi gerektiği-
Cenaze nakil aracı olduğu ve komisyon kararında da aracın cenaze işlerinde çalıştığı belirtilen hacze konu aracın fiilen kamu hizmetinde kullanılıp kullanılmadığı hususu keşif ve bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle belirlenerek borçlu belediyenin haczin kaldırılmasına ilişkin şikayetinin incelenmesi gerektiği-
İcra dosyasına konu alacağın borçlu tarafça haricen ödendiği, dosyanın infaz edildiği ve konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği belirtilerek konusuz kalan dosya hakkında gereğinin yapılmasını talep edildiğinden, mahkemece taraf vekillerince ortak verilen dilekçe içeriği doğrultusunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Şikayete konu haciz işlemi, borçlunun, şikayetçi nezdinde bulunan teminatlarının haczine ilişkin olup, şikayetçi idarenin, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında aldığı teminatlara haciz konulması halinde, anılan Kanunlara aykırı olan bu işlemin iptali için icra mahkemesine süresiz olarak şikayet yoluna başvurmasında hukuki yararı olduğunun kabulü gerekeceği-
Hacze konu belediyeye ait hesaptaki paraların mahiyeti ve kaynağı belirlenip, bilirkişi marifeti ile şikayet nedenleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği-
Taşınmaz üzerinde ticari nitelikli ipotek bulunduğu görülmekte ise de, haciz tarihi itibarıyla ipoteğe konu borcun ödenip ödenmediği hususunun araştırılmadığı görüldüğünden; bu husunun araştırılması ve haciz tarihi itibariyle ipotek borcu ödenmiş ise meskeniyet şikayetinin esastan incelenmesi gerekeceği-
İİK. mad. 82/l-12 hükmünde yer alan haczedilmezlik şikayetinin İİK. mad. 16/1 uyarınca 7 günlük süreye tabi olduğu, bu sürenin 103 davetiyesi tebliğinden, tebliğ yok ise öğrenme tarihinden başlayacağı- Takip talebinde gösterilen ve icra emrinin tebliğ edildiği adresin 7201 sayılı Tebligat Kanunu mad. 10 kapsamında muhatabın bilinen son adresi olarak kabulü gerektiğinden 103 davetiyesinin de aynı kanun maddesi çerçevesinde ilgili adrese tebliğ edilmesi gerekirken, "mernis adresi" denilerek Tebligat Kanunu mad. 21/2 uyarınca ikinci adrese yapılan tebligatın usulsüz olup mahkemece şikayetin süresinde yapıldığının kabulü gerekeceği-
Takip hukukunda aslolanın borcun ödenmesi olduğu gözardı edilerek borçlunun ikamet edebileceği asgari meskenin değerinin belirlenmesi sırasında, oturduğu evden daha fazla değere sahip bir evin haline münasip olduğu yönünde rapor oluşturulmasının, yerleşmiş Yargıtay kabullerine aykırı olduğu, mahkemece, borçlunun bakmakla yükümlü olduğu aile efradı ve ihtiyacı için gerekli en mütevazi evin değerinin belirlenerek sonuca gidilmesi gerekeceği-