«İstihkak davası» şeklinde çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın «şikâyet» şeklinde İcra mahkemesine (tetkik merciine) getirilmiş olması halinde, hukukî nitelendirmeyi yapmak hakime ait olduğundan uyuşmazlığın «istihkak» prosedürüne göre çözümlenmesi gerekeceği– (HUMK. 76’ya (şimdi; HMK. 33'e) göre, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakimin görevi olduğundan, başvurunun «şikayet»mi «istihkak davası»mı olduğunu hakimin belirleyeceği)–
İcra müdürünün hatasından dolayı gönderilen icra emrinin iptali için borçlu tarafından yapılan şikayeti kabul etmeyerek uyuşmazlığı sürdüren alacaklı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekeceği–
«Tapu siciline teferruat olarak tescil edilmiş olan şeylerin gerçekte teferruat niteliğinde bulunmadığı»nın ileri sürülmesi halinde -MK. 862, 686 ve İİK. 83 c çerçevesinde- bilirkişi incelenmesi yaptırılarak bu hususun araştırılması gerekeceği–
«Davanın (şikayetin) konusu kalmaması nedeniyle reddi» halinde, borçlunun itirazda haklı olup olmadığının «inkar tazminatı» yönünden belirlenerek, bu istek hakkında da karar verilmesi gerekeceği–
Gayrimenkul satış vaadinin tapuya şerh edilmemiş olması halinde, lehine satış vaadinde bulunulmuş olan ve tapuya göre kayıt maliki olmayan kişinin «haczin kaldırılmasını» istemekte hukuki yararının bulunmayacağı–