Bayilik sözleşmesinden doğan alacağın tahsilinin gerekip gerekmediği yargılamayı gerektireceği -İlamla borç tespit edilip tahsiline karar verilmiş olmakla, ipotekli borç artık kayıtsız şartsız bir borç haline geleceğinden, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapılabileceği -Takip dayanağı ilam edaya ilişkin olduğundan, kesinleşmesi gerekmeden icra takibine konabileceği-
Alacak belirlenmeden ipotek akit tablosuna dayanarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte asıl borçluyla ipotek borçlusunun mecburi dava arkadaşı olduğu-
Borçlu vekilinin yetkiye ve faiz oranına itirazı olduğu gibi aynı alacakla ilgili (tahsilde tekerrür olma kaydı düşülmeksizin) mükerrer takip yapıldığı itirazının da bulunduğu gözetilmeksizin, bu hususlarda inceleme yapılıp olumlu olumsuz karar verilmemesinin isabetsiz olduğu-
İpotek, resmi nitelikteki tapu siciline yapılacak tescil ile tesis edildiğinden, rehin hakkının rehin bedelini alacaklıya (bankaya) ödeyen kefile rehin hakkının devri için adi nitelikteki “temlik sözleşmesi”nin yeterli olmadığı, buna dayalı olarak temlik alan kefil tarafından “alacaklı” sıfatı ile borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılamayacağı-
İpotek akit tablosunda yer alan “beş yıl müddetle” cümlesinin, faizsiz olan dönemi ifade etmekte olup, beş yıllık sürenin sona ermesine kadar “faiz istenmeyeceğini ve icra takibi yapılamayacağını” ifade ettiği-
Taşınmazın üçüncü şahıs tarafından rehnedilmesi durumunda ve yalnızca asıl borçlu hakkında takip yapılması halinde, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiler hakkında da takip başlatılarak, asıl borçlu hakkında yürütülen icra takibi ile birleştirilmek suretiyle eksikliğin giderilmesinin mümkün olduğu-
İpotek akit tablosunda, ipoteğin ödeneceği tarihin (ipoteğin vadesinin) kararlaştırılmış olması yani; ipoteğin “vadeli ipotek” olması- halinde, icra takibi bu tarih (vade) geçtikten sonra yapılması gerekeceği-
Tapu kaydına ekli belgelerden ve tüm dosya kapsamından ipoteğin imar Kanunu'nun 18.maddesi uyarınca, imar uygulaması sonucunda oluşturulduğu, dolayısıyla tarafların özgür iradesiyle düzenlenmiş ipotek akit tablosunun bulunmadığı, İİK.nun 148. ve sonraki maddelerinde öngörülen nitelikte bir hukuki ilişkinin varlığından söz edilemeyeceğinden, İİK.nun 153/2.maddesi hükmünün olayda uygulama yerinin bulunmadığı-
Süreli ipoteklerde ipotek süresi içinde(ipotek süresi dolmadan) icra takibi yapılabilir mi? İpotek süresi içinde icra takibi yapılmaması (ipoteğin süresi dolduktan sonra) icra takibinin yapılmış olması halinde ipotek sona erer mi?
