Fesihten 3 ay önce ve 3 ay sonrasında sendikalı işçilerden kaçının iş sözleşmesinin sona erdiği ve kaçının sözleşmesinin işverence feshedildiği, fesih sebeplerinin neden ibaret olduğu, fesih sebepleri ve fesih tarihlerinde benzerlikler bulunup bulunmadığı, bu dönem içerisinde sendika üyeliğinden istifa eden işçilerin sayısının ne olduğu, üyelikten istifa eden bu işçilerin iş akitlerinin akıbetinin ne olduğu, iş akitlerinin istifa sonrası sürüp sürmediği, yeni işe alımla var ise bu işçilerin sendikalı olup olmadığı ve Mahkemece dayanılan oransal dengenin bu yeni giren işçiler sebebiyle mi ortaya çıktığı, geçmiş yıllar da nazara alındığında fesih tarihine yakın süreçte işyerinde sendikal faliyette bir artış yaşanıp yaşanmadığı hususlarında araştırmaya gidilmesi ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerektiği-
Davacının iş akdinin performans düşüklüğü gerekçesiyle feshedilmesine karşın fesihten önce davacının savunması alınmadığından fesihte Kanuna uyulmadığı anlaşıldığından mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetli olsa da davacı işçinin davalıya ait işyerinde 11/05/2011 tarihinden itibaren çalıştığı ve kıdeminin 5 yılın altında olduğu, kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 6 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmadığından bu tazminatın davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesinin dosya içeriğine uygun düşeceği-
Davacının iş akdine hizmet içi eğitim ve koçluk çalışmalarına rağmen performansının düşük kalması nedeniyle işveren tarafından 09/10/2013 tarihinde son verildiği, davacıya düşük performans sergilemiş olsa dahi iş akdinin feshedilme yoluna gitmeden önce herhangi bir ihtarat yapılıp ceza verilmesi yoluna gidilmediği, davacının iş akdine son vermek yerine daha verimli çalışabileceği şekilde biriminin değiştirilmesi veya başka bir iş alanına sevki gibi işin verimini düşürmeyecek ve aksatmayacak nitelikte başka önlemler alınması gerekirken performans düşüklüğü gerekçesiyle 3 yıl boyunca çalışırken birden iş akdine son vermenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve davalı tarafın dosyaya ibraz ettiği savunma ve iddiaların somut değil soyut verilere dayandığı davalı tarafın üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği, feshin son çare olduğu ilkesinin gözetilmediği gerekçesiyle feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetliyse de işe başlatılmama tazminatının davacı işçinin 8 aylık ücret tutarında belirlenmesinin doğru olmayıp kıdemi esas alınarak 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesinin dosya içeriğine daha uygun düşeceği-
İşverence gerçekleştirilen feshin sendikal nedene dayandığı ve bu hali ile geçerli olmadığı anlaşıldığı, davacı işçinin dava dilekçesinde, yasal sürede başvurmasına rağmen davalı işverence işe başlatılmaması halinde işe başlatmama tazminatı olarak 12 aylık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminat talep etmesine rağmen talep aşılarak, 6356 Sayılı Kanunun 25/5 maddesi uyarınca (bu tazminatın davacının süresi içerisinde başvurusu ve davalı işverenin davacıyı işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın) 1 yıllık brüt ücreti tutarında belirlenmesinin doğru olmayıp bozmayı gerektirdiği-
Boşta geçen süre ücret hesabında geçersiz sayılan fesih tarihinden sonra boşta geçen en çok dört aylık sürede işçinin çalışması devam ediyormuş gibi ücret ve diğer haklarının belirlenmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda işe iade sonrası davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücretin esas alınmasının hatalı olduğu-
Davacı işçinin iş sözleşmesinin düşük performans gerekçesiyle feshedildiği, davalı işverenin ispat yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetliyse de somut olayda davacının sendikal neden iddiası bulunmadığı gibi dava dilekçesinde açıkça 4857 sayılı Yasanın 21.maddesine göre tazminat miktarının belirlenmesi talep edildiği halde hüküm fıkrasında işe başlatmama tazminatı belirlenirken somut olayda uygulanma kabiliyeti bulunmayan mülga 2821 sayılı Yasanın 31.maddesine istinaden tazminat miktarının belirlendiğinin belirtilmesinin hatalı olup, ayrıca 4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesine karar verilmesi gerekirken, üst sınır aşılarak 5 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiğinin belirtilmesi yasanın açık emredici düzenlemesine aykırılık teşkil ettiği-
Mahkemece, hüküm fıkrasında davanın kabulüne şeklinde karar verilip davalı işveren tarafından yapılan "feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine" ibaresi eklemeksizin işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesinin, davacının kıdemi yaklaşık 3 yıl olmasına rağmen işe başlatmama tazminatı miktarının en üst sınırdan belirlenmesi de hatalı olup bozmayı gerektirdiği-
Davacı işçinin davalıya ait işyerinde yaklaşık 3 yıl çalıştığı, iş sözleşmesinin yazılı bildirim yapılmaksızın feshedildiği, işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetli olsa da davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 5 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmayıp, davacının 4 aylık ücreti oranında belirlenmesinin dosya içeriğine uygun düşeceği-
Davacı isteminden daha fazla bir ihbar tazminatına hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu- Davacının kesinleşen işe iade kararı sonrası talebine rağmen işverence işe başlatılmaması halinde hak kazandığı alacakların hesabında ilkelere uymayan ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilmesinin hatalı olduğu- Hüküm özetinde yer aldığı gibi HMK'da "sair hususların gerekçeli kararda gösterilmesi" şeklinde bir karar tarzının olmadığı-
Feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususunun sendika üyeliğinden çekilen ve üyelikten çekildikten sonra çalıştırılmaya devam eden işçilerin kimler olduğu, bu kişilerin hangi tarihlerde sendikaya üye oldukları, hangi tarihte çalışmalarının sona erdiği, hangi tarihlerde üyelikten istifa ettikleri ve yeniden işe başlayanların yeniden işe başlama tarihleri, sendikaya üye olmadığı halde iş sözleşmesi sona eren kişiler olup olmadığı ve bu kişilerin iş sözleşmelerinin fesih tarihleri ve sebepleri açıkça ortaya konularak sonucunda karar verilmesi gerektiği-
