Davalının eşinden boşandığı ve müşterek çocuğun velayetinin anneye verildiği, davalı tarafından oğlunun davacı şirkete ait olduğu özel okulun 1. sınıfına kaydettirildiği, bu konuda davalının veli olarak taahhütname imzaladığı, ilk dönem ücretinin ödendiği, ikinci dönem ücretinin de bir bölümünün davalı tarafından ödendiği, bir kısmının ise ödenmediği dosya kapsamı ile sabit olup, çocuğun velayetinin mahkeme ilamı ile dava dışı anneye verilmesine rağmen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu' na göre çocukların eğitim giderlerinden anne ve babanın sorumlu olması, davacı şirkete ait okula davalının velisi olduğunu beyan ederek oğlunu yazdırması ve uyuşmazlık konusu miktardan önceki dönem taksitlerin tamamını davalının ödediği de dikkate alındığında kalan eğitim giderinden de davalının sorumlu olduğunun kabulü gerektiği-
Çocukların yeterli idrak gücüne sahip olduğunun kabul edildiği durumlarda, yüksek çıkarına açıkça ters düşmediği takdirde, ifade ettiği görüşe önem verilmesi gerekeceği-
İdrak çağında olan müşterek çocukların velayet hususundaki beyanlarına başvurulup, gerektiğinde yeniden uzman incelemesi de yaptırılarak tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile çocuğa bakım olanakları konusunda bilgi alınması ve tüm deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle, velayet hakkında düzenleme yapılması gerekeceği-
Uzman vasıtasıyla tarafların yaşam koşulları ve çocuğa bakım olanakları konusunda inceleme yapılmadan velayet hakkında karar verilemeyeceği-
Velayet düzenlemesi yapılırken; göz önünde tutulması gereken temel ilkenin, çocuğun "üstün yararı" olduğu-
İdrak çağında olan müşterek çocuklar tanık olarak dinlenerek velayet hakkında karar verilmesi gerektiği-
İdrak yaşındaki müşterek çocuktan velayet ile ilgili tercihleri sorulmalı, bilgilendirilmeli ve mahkeme nezdindeki aile mahkemesi uzmanlarından velayete esas teşkil etmek üzere rapor alınmalı, ebeveynlerden hangisinin yanında bulunmasının yararına olduğu saptanmalı ve kardeşlerin birbirinden ayrılmamaları ilkesi de gözetilerek hasıl olacak sonucuna göre velayetin düzenlenmesi gerektiği-
İdrak çağında olduğu kabul edilen çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerinin alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerekeceği-
Velayet davalarının çekişmesiz yargı işi olarak kabul edildiği ve basit yargılama usulüne tabi olduğu-
Çocukların üstün yararları gerektirmediği sürece kardeşlik duygusunu yaşayabilmeleri için, velayetlerinin aynı ebeveyne verilmesi tercih edilmesinin gerekeceği-