İdrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşüne gereken önemin verilmesi iç hukukumuz haline gelmiş BM. Çocuk hakları sözleşmesi ile Avrupa sözleşmesinin gereği olup, bu hükümler gözetildiğinde; çocuğun üstün yararı nedeniyle görüşüne değer verilmemesini gerektirecek bir olumsuz durum belirlenmediğine ve çocuk baba yanında kalmak istediğine göre velayetin davacı-davalı babaya verilmesi gerekeceği-
Çocuğun davacı baba yanında kalması halinde, onun fikri ve bedeni gelişimine engel olacak nitelikte mevcut veya muhtemel bir tehlikenin varlığı da ispatlanamamış olduğundan, küçüğün velayet hakkının davacı babaya verilmesi gerekeceği-
Velayet hususunda ana ve babanın yararı ile çocuğun yararı çatıştığı takdirde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gerekeceği-
Velayet düzenlenirken analık-babalık duygularından önce çocuğun bedeni ve fikri gelişiminin dikkate alınacağı-
Davacının yaşam tarzı, müşterek çocukların her ikisi içinde ciddi tehlike oluşturacağından çocukların görüş ve tercihleri yüksek çıkarlarına açıkça ters düşeceğine, baba yanında kalmalarının, çocukların bedeni, fikri ve ahlaki gelişmelerine engel olacağı yönünde ciddi sebep ve delillerin de mevcut olmamasına göre müşterek çocukların velayetinin babaya verilmesi gerekeceği-
Tarafların ortak çocuklarının kardeşlik duygusu ve paylaşımını yaşayabilmeleri için; kişisel ilişki dönemlerinde bir arada olamayacakları şekilde kişisel ilişki kurulmasının doğru olmayacağı-İdrak çağındaki müşterek çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerinin alınması gerekeceği-
Çocuğun üstün yararını belirlerken, onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gerekeceği, müşterek çocuğun velayet düzenlemesi konusundaki üstün yararının, velayetinin babaya bırakılması şeklinde olacağı-
İdrak çağındaki çocuğun tercihi ve fiili durum dikkate alınarak velayet hususunda düzenleme yapılması gerekeceği-
Müşterek çocuğun velayeti düzenlenirken ebeveynlerin istek ve tercihlerinden ziyade küçüğün üstün yararının göz önünde tutulması gerekeceği-