2. HD. 11.04.2017 T. E: 2015/25768, K: 4203-
Ortak çocukların velayeti konusunda bizzat mahkemece görüşlerinin alınması, bu görüşlerin değerlendirilmesi ve gerekirse uzman raporu da alınarak gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
2. HD. 06.04.2017 T. E: 2015/25185, K: 3936-
8. HD. 06.04.2017 T. E: 1258, K: 5149-
Boşanma davasında, yaşı nedeniyle idrak çağında bulunan 2006 doğumlu ortak çocuğun bizzat ya da istinabe yoluyla eğitim, kültür, yaşam olanakları bakımından nerede yaşamak istediği konusunda bilgilendirilerek, velayet hakkındaki tercihinin hakim tarafından kendisinden sorulması gerektiği-
2005 doğumlu 12 yaşındaki ortak çocuğun idrak çağında olduğundan velayeti konusunda mahkemece görüşünün alınarak diğer delillerle birlikte değerlendirilip, sonucuna göre velayet düzenlenmesi yapılması gerektiği-
2. HD. 03.04.2017 T. E: 2015/24918, K: 3741-
Velayet düzenlemesi yapılırken; gözönünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "üstün yararı" olduğu, çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesinin gerekli olduğu, ana ve babanın yararlarının: boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde gözönünde tutulacağı, mahkemece, velayet konusunda uzman bilirkişiden sosyal inceleme raporu alınarak ve idrak çağında bulunan 2006 doğumlu müşterek çocuğun velayeti konusunda görüşü de bizzat alınıp deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle düzenleme yapılması gerekeceği-
Velayet düzenlemesi yapılırken uzman bilirkişiden sosyal inceleme raporu alınarak ve idrak çağında bulunan çocukların velayet konusunda görüşü bizzat alınıp düzenleme yapılması gerektiği-
Evlilik birliği içinde doğan, boşanma ilamıyla velayeti anaya verilen çocuğun, evlilik birliği içinde doğumla kazandığı soyadının davacı ananın soyadı ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı, bu istemin hukuki bir dayanağı olmadığı gibi soyadı değişikliğinin çocuğun evlilik içinde doğmakla kazandığı meşru statüye ve onun yüksek menfaatlerine zarar vereceği gerçeği karşısında, bu tür davalara bakmakla görevli Aile Mahkemesince bu yönde açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği-