Sipariş formunda, ürünlerin teslim süresi 2-3 hafta olarak belirtildiği, 3 hafta üzerinden yapılan hesaplamaya göre teslim süresinin 24.06.2016 Cuma günü olduğu, fakat davacının, asıl dava davalısına gönderdiği 22.06.2016 tarihli e-postada, önceki sipariş formunda değişikliğe gittiği, fesih ihbarında, siparişin süresinde teslim edilmediğinden sözleşmenin fesh edildiğinin belirtildiği, ne var ki asıl dava davalısı şirketin söz konusu siparişi teslim süresi dolmadan, davacının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu ancak davacı alıcının temerrüdüne düşmesine rağmen, davalı satıcının edimi yani taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamındaki 03.06.2016 tarihli siparişteki ürünleri teslim yükümlülüğünün devam ettiği, satıma konu kabloların özel bir amaçla imal edilmeyip başka şahsılara da satılabilecek kablolardan olduğundan kabloların davalının elinde kalmasının söz konusu olmayacağı ve bu nedenle sattığı ürünlerin bedelini almış ancak malı mütemerrit davacıya teslim edememiş olan davalının TTK m. 23/1 (b) uyarınca malların satışı için mahkemeden izin istemek ve TBK m. 236/2 uyarınca satım bedeli ile satılanın başkasına dürüstlük kurallarına uygun olarak satışından elde ettiği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararını istemek durumunda olduğu, fakat davalının bu işlemleri yapmadığı, ürünleri daha düşük bedelle satıldığından bahisle zararını ispatlayamadığı, ürünler de davacı için özel üretilmediğinden, ürünlerin bedelini ve bu kapsamda aldığı çekleri davacıya iade etmesi gerektiği, mahkemece davanın reddine ilişkin gerekçesi doğru bulunmadığı- Davalının davacıya avans olarak verdiği 319.956,83 TL çekin bedelini ödediği, bunun karşılığında malları teslim almadığında ihtilaf bulunmadığı, buna göre davalıya ödenen ve karşılığından mal alınamayan bedel olan 319.956,83 TL’ye, takibe konulmuş çekler için takipte davacı adına ciro nedeniyle birleşen davada davalıya ödenmiş 220.000,00 TL’nin eklenmesiyle toplam 539.956,83 TL asıl alacak bakımından davacının talebinde haklı görüldüğü- Davacı, alacak talep ettiği tutarların faiziyle tahsilini istediği, ancak faizin nevini belirtmediği, söz konusu alacaklara yasal faiz uygulanmasına karar verildiği- Birleşen davada yönünden mahkeme kararı yerinde görüldüğü gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kabulüne; . TL’nin davalı müflis iflas masasına kayıt ve kabulüne, ... ..davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın reddine karar verildiği-
Gizli ayıp iddiasına dayalı tazminat talebi-
Mahkemece; davalı .......'ın cevap dilekçesi ile varlığını inkâr etmediği Whatsapp yazışmalarının tarihine ilişkin de taraflardan bilgi ve belge alınmak suretiyle işbu yazışmalar birlikte değerlendirilerek davacı tarafın iddia etmiş olduğu teslim hususunun davalı taraf bilgisi dahilinde olup olmadığı maddi vakasının varılacak sonuca göre değerlendirilmesi gerekeceği-
Ticari satışlarda, ayıplı mal satışından kaynaklanan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin 2 yıl olacağı ve dosyada mevcut garanti belgesinden, dava konusu araca 2 yıl ya da 100.000 km'ye kadar garanti verildiği, ihtiyari garanti süresinin ise mekanik problemlerde 3 yıl ya da 100.000 km'ye kadar olduğunun anlaşıldığı, dava konusu aracın satış tarihinden farklı bir tarihte teslim edildiğinin iddia edilmediği, bu nedenle zamanaşımı süresinin dava konusu aracın satış tarihi olan 26/12/2018 tarihinde başlayacağı, davanın ise 18/04/2022 tarihinde açıldığı, garanti süresi içerisinde servise başvurulmuş olması ve servisin tamirde geçirdiği süre garanti süresini uzatmayacağı, zira malın garanti süresi içerisinde arızalanması durumunda tamirde geçen sürenin garanti süresine ekleneceğinin garanti şartlarında belirtilmediğinden zamanaşımı süresi içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı olduğu iddiasıyla alacak istemine ilişkindir...
Davalının yetki itirazının yerinde olmadığı, davacının muayene ve ihbar külfetini yerine getirdiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen şeklin geçerlilik şartı olmayıp ispat şartı olduğu, davalı tarafa ulaşmış ve üzerine işlem tesis edilmiş mail ile ayıp ihbarının ispatlandığı, davalının mailleri ile ayıbı da kabul ettiği, davacının birkaç haftalık süre içerisinde kurulmuş ve çalışır vaziyette bırakılan makinenin buhar sistemini değiştirdiği ve hatalı bakım uyguladığını ispata yarar dosyada delil bulunmadığı, mahkemece ayıp nedeniyle satış bedelinin iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak birlikte ifa kuralı gereğince ürünün davalıya iadesine de karar verilmesi gerektiği-
Dava, taraflar arasında düzenlenen tedarikçi sözleşmesinin feshi nedeni ile cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari satıma konu kilit taşların ayıplı olması nedeniyle davacının zararının tazminin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır...
Çeşidiyle belirlenen bir menkulün satımında, sözleşenlerin çeşidini belirlemek için sözleşmede öngördükleri vasıflardan biri teslim edilen şeyde bulunmazsa artık ayıplı teslim değil satılandan başka bir şeyin tesliminin yani aliud tesliminin söz konusu olacağı- Somut uyuşmazlıkta, mahkemece uyuşmazlığa konu makine konusunda alanında uzman bilirkişi ile birlikte dava konusu makinenin bulunduğu yerde keşif yaptırılarak makinenin yazışmalarda belirtilen özelliklerde bir makine olup olmadığının tespiti, şayet belirtilen özelliklerde olmadığının tespit edilmesi durumunda bu hususun aliud teslim olduğu, aliud teslim durumunda ayıp ihbar sürelerinin uygulanmayacağı nazara alınmak süretiyle karar verilmesi gerektiği-
Asıl ve karşı davaların yargılamaları birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini koruduğundan temyiz sınırının da buna göre belirleneceği- İade faturalarının davaya konu ayıplı ürünlere ilişkin olduğuna dair karşı davacının bir beyanı bulunmadığından ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıç tarihi düzenlenen faturalardan anlaşıldığından, davaya konu ürünler için iade faturalarının sadece karşı davacı tarafından dayanılıp sunulan faturalar olduğunun nazara alınması gerektiği-
