Sıra cetvelinde haciz tarihi belirlenirken haciz yazısının yazıldığı tarihin değil, üçüncü kişiye ulaşıp kayda işlendiği tarihin gözetileceği- Hastane işletme ruhsatı haczinde, haciz tarihinin, haczin ruhsat kaydına işlendiği tarih olduğu- Haciz sıra cetvelinde işçilik alacaklarının öncelik hakkının olmadığı, sıranın İİK m. 100 uyarınca belirlendiği, işçi alacaklarına tanınan imtiyazın ancak aynı derece hacze iştirak edenlere karşı ileri sürülebileceği, şikayetçilerin haciz tarihleri daha önce olan diğer alacaklara karşı önceliğinin bulunmadığı- Hastane ruhsatı satış bedeli icra kasasına girinceye kadar hacze iştirakin mümkün olduğu, takibin bu tarihten sonra kesinleşen şikayetçi alacaklının hacze iştirak edemeyeceği-
"İpotekli alacaklının taşınmazı temlik almasına" dair tasarrufun iptal edildiği, şikayetçinin haczinin, malikin (aynı zamanda ipotekli alacaklının) borcuna ilişkin olmadığı, şikayetçinin, ipotekli alacaklının ipotek hakkı sahibi olduğu taşınmazı devralmasına dair tasarrufun iptalini talep etmesi üzerine tasarrufun iptal edilmesi, eldeki dosya ile bu kez ipotekli bankanın taşınmazı temlik alması sonucuna dayanarak sıra cetvelinin iptali istemesinin de doğru görülmediği- "İpotek hakkının, şikayetçinin haczinden önce olduğu ve ipotekli alacaklılara sıra cetvelinde 1. sırada yer verilmesine dair sıra cetvelinde de hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle "şikayetin reddine" karar verilmesinin isabetli olduğu-
Şikâyet olunan vekili tarafından asliye hukuk mahkemesi tarafından 08.05.2019 tarihinde verilen tasarrufun iptali kararı sonrasında altı aylık süre içerisinde alacaklı tarafından her bir icra dosyası yönünden az da olsa satış avansının yatırıldığı, şikâyet olunan alacaklı vekilinin yine altı aylık süre içerisinde 19.06.2019 tarihinde taşınmazın satışı için kıymet takdiri yapılmasını talep ettiği ve icra müdürlüğünün 19.06.2019 tarihli kararı ile alacaklı tarafından yatırılan paranın kıymet takdiri ve satış avansı olarak kabulüne karar verildiği, böyle olunca şikâyet olunan alacaklının süresi içinde satış talebinde bulunduğu ve haczinin ayakta olduğu-
Sıra cetvelinin düzenlendiği tarihte tasarrufun iptali davasında henüz karar verilmediği ve ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmediği anlaşıldığından, kendisine sıra cetvelinde pay ayrılması mümkün olmayan şikayetçinin şikayetinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği- "Şikayetçinin haczinin sıra cetvelinin düzenlendiği tarihte kesin hacze dönüşmediği, sıra cetvelinin bedeli paylaşıma konu mal üzerinde, satış tarihi itibarıyla haczi bulunan alacaklılar dikkate alınarak düzenlenmesi nedeniyle şikayetçinin sıra cetvelinin iptalini istemekte hukuki yararının bulunmadığı" gerekçesiyle "hukuki yarar şikayet şartı yokluğundan şikayetin usulden reddine" karar verilmesinin hatalı olduğu-
Birleşen dosyalarda davacı alacaklılar tarafından "sıra cetvelinde birinci sırada bulunan alacaklının alacağının muvazaalı olduğu" iddia edilerek bu sıra cetvelinin iptali talep edilmiş ise de icra mahkemesince söz konusu sıra cetvelinin iptal edildiğine dair verilen kararın kesinleştiği, bunun üzerine aynı satış bedeli için aynı icra dosyasından yeniden sıra cetveli düzenlendiği görülmekle iptal edilen sıra cetveline ilişkin itirazlar bakımından açılan davalar konusuz kaldığı- Bölge Adliye Mahkemesince sonraki tarihli sıra cetveline itiraz incelenirken konusuz kalan davalar yönünden de değerlendirme yapılarak davalı alacaklıların yeni sıra cetvelinde de birinci derecede yer aldığı ve davacıların muvazaa iddialarının devam ettiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda iptal edilen sıra cetveli üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğu- Satış bedelinin nemalandırılması hâlinde, ödeme zamanında alacaklılara ödenecek miktar farklı olacağından, hüküm fıkrasında garame yapılarak alacaklılara ödenecek payların belirlenmesi yerinde olmadığı-
Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, taraflar arasında her zaman ve istenilen vadede düzenlenmesi mümkün olan bono alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı- Davalının sadece takip borçlusunun kefalet borçlarını ödediğini ve takibine konu bononun bu nedenle düzenlendiğini iddia etmişse de, alacağın gerçek bir alacak olduğunu ve varlığını ispata yarar dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, davalının takibe konu alacağının gerçek bir alacak olduğunu ve varlığını ispat edememesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Talep, şikayet yoluyla sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir...
Şikayetçi vekilinin dilekçesinde itirazına konu ettiği 12.04.2021 tarihli haczinin satış tarihi itibariyle -süresinde satış istenmemiş olması dolayısıyla- düşmesi sebebiyle şikayete konu sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle verilen şikayetin reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Talep, sıra cetveline şikayete ilişkindir
Talep, icra yoluyla takipten kaynaklanan sıra cetvelindeki sıraya şikayete ilişkindir...
