Tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden, iktisapta bulunan kişinin iyiniyetli olup olmadığının tam olarak tespitinin büyük önem taşıdığı- Bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse, diğer yanda ise kendisi için maddi hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunduğundan, yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta şeklen iyiniyetli gözükeni değil gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması gerektiği- Taşınmazı edinen diğer kayıt maliklerinin iyiniyetlerinin aksinin kanıtlandığını söyleyebilme olanağı olmadığından, tapu iptali-tescil isteği bakımından davanın reddedilmesi; terditli istek olan tazminat isteği bakımından değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkin davada, davacı kısıtlının, kesinleşen mahkeme kararı ile dava dışı şahıs adına satış yetkisi bulunan vekaletname verdiği tarihte ehliyetsiz olduğu, davacının kardeşi olan davalıların da, onun ehliyetsiz olduğunu bilen ve bilmesi gereken şahıslardan oldukları, bu itibarla 4721 sayılı Yasanın 1023. maddesinin koruyuculuğundan faydalanamayacakları belirlenmek suretiyle bir kısım taşınmaz bakımından tapu iptal ve tescil isteminin kabulüne karar verilmesi isabetli ise de, davaya konu 938 parsel sayılı taşınmaz dava tarihinden önce dava dışı şahsa satış yoluyla temlik edildiği halde, bu taşınmazın iptal ve tesciline karar verilmesinin doğru olmadığının gözetileceği-
Mirasbırakanın gerçek irade ve amacının saptanması, ilk temlik edilen kişiye yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı yapılıp yapılmadığının belirlenmesi bakımından tarafların tüm delilleri toplanarak davacıların bildirdiği tanıkların dinlenmesi, ilk temlik edilen kişiye yapılan temlikin muvazaalı olmadığının anlaşılması durumunda davanın reddedilmesi, temlikin muvazaalı olması durumunda ikinci temlik edilen kişinin davayı kabul ettiği gözetilip, dosyaya ibraz edilen protokollerin değerlendirilmesi, ondan sonraki eller bakımından TMK. mad. 1023 anlamında iyiniyetli olup olmadıkları üzerinde durulması, bu konuya ilişkin delillerin toplanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Kötüniyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı- Davalınn iktisabının iyiniyetli olup olmadığının ve Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanmayacağının tarafların tüm delilleri eksiksiz toplanarak açıklığa kavuşturulması, hükme yeterli araştırma ve inceleme yapılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Tarafların bildirdikleri veya bildirecekleri deliler toplanarak davalının iyiniyetli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, iyiniyetli olduğu saptanır ise davalı bakımından davanın reddedilmesi, aksi halde tüm davalılar bakımından davanın kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin yanlış olduğu-
Kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı-
İ.lı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların ispatının, şekle bağlı olmayan yazılı delil olduğu- İ. sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların imzasını içermesi gerektiği- İ.lı işlem sebebiyle tapu iptal tescil isteğine ilişkin davada, mesken vasıflı bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı iken, resmi akit ile davalıya satış suretiyle temlik edildiği, sonra da bu davalı tarafından diğer davalıya yine satış suretiyle temlik edildiği anlaşıldığından son kayıt maliki davalının iktisabının iyiniyetli olup olmadığı ve TMK'nin 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanmayacağının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada, , yolsuz tescile konu olan taşınmaz borçluya ait bulunmadığından yolsuz tescille edinen kişinin Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı-
Tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının korunacağı-
Davacı kredi bedelini ödediğini iddia edip bir takım ödeme belgeleri ibraz etmiş olup, anılan ödemelerin taraflar arasındaki taşınmaz devri ile bağlantılı olduğunun saptanması halinde delil başlangıcı teşkil edeceği, kredi ödemelerinin delil başlangıcı teşkil edip etmeyeceği hususunun irdelenerek delil başlangıcı olarak kabul edildiğinde davacı tanıkları yeniden dinlenerek davacının ödeme iddiası bakımından tüm delilleri toplanıp, davacıya yemin delili de kullandırıldıktan sonra temlikin inançlı işleme dayalı olduğunun belirlenmesi halinde taşınmazın kısa aralıklarla ve düşük bedellerle birçok kez el değiştirdiği, davalıların durumu bilen ya da bilmesi gereken kişiler olduğundan TMK'nun 1023.maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gözetilerek karar verilmesi gerektiği-
