İnşaat sözleşmesi uyarınca ayıplı işlerin giderim bedeli, gecikme tazminatı ve diğer zararların tahsili istemi ile birleşen davadaki verilen çeklerden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemi- Bilirkişi kurulu raporlarında beton basınç dayanımı, kolon ve perdelerde sıklaştırma bölgelerindeki normal etriye mevcudiyeti, kolon ve perdelerde sıklaştırma bölgelerindeki özel deprem etriyesi mevcudiyeti, kirişlerde boyuna donatı mevcudiyeti ve kirişlerde sıklaştırma bölgelerinde normal etriye mevcudiyetinin hiçbir blokta tam olarak projeye uygun olmadığı belirtilmiş olup bu işlerin inşaatının kaba inşaat aşaması ile ilgili olduğu, kaba inşaat aşamasının ise yine dosya arasında bulunan bilgi, belge ve bilirkişi kurulu raporlarından mayıs 2000 yılında tamamlandığı anlaşılmış olduğundan kontrol mühendisi olarak görev yapan davalının görev yapmadığı bir dönemde yapılan imalatta sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların giderim bedelinden sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi, inşaattaki gecikmede bir kusurunun olduğu kanıtlanamadığından hükmedilen gecikme tazminatından da sorumlu tutulmasının da doğru olmadığı-
Eser sözleşmesinden kaynaklanan kullanılmayan ve iade edilmeyen demir bedeli, cezai şart ve kira kaybı-kâr kaybı zararların tazmini istemleri- Ceza davasında, sübuta eren maddi vakıaların hukuk davasında nazara alınacağı- Dosya kapsamında, taraflar arasında dava konusu inşaata kaç ton demir teslim edildiğine ilişkin tutanak bulunmamakla, inşaatta kullanılan demirlerin davalı şirket yetkilisine teslim edildiğine dair taraflar arasında imzalanmış herhangi bir kayıt ve belge de mevcut bulunmamakta olup ceza mahkemesi dosyasında çalındığı tespit ve ispat olunan 18 ton demir bedeli dışındaki davacı taleplerinin ispatlanamaması nedeniyle reddi gerektiği-
Yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemi-
Temliken tescil diye adlandırılan davalarda yüklenicinin kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca kendisine isabet eden tapu payını ya da bağımsız bölümü üçüncü kişilere temlik etmesi mümkünse de, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri uyarınca yüklenicinin ve temlik suretiyle onun alacaklarına halef olan tapu payı ya da bağımsız bölüm temlik alan üçüncü kişinin tapu payı ya da bağımsız bölüme hak kazanabilmesi için yüklenicinin, sözleşme gereği arsa sahibine karşı üstlendiği inşaat yapma edimini sözleşme ve ekleri, tasdikli proje ve ruhsatı ile imar mevzuatına uygun olarak tamamlayıp teslim etmiş olması gerektiği- Bozma sonrası mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda, inşaatın % 99 oranında tamamlandığının belirtildiği ancak iskan ruhsatı alım ve eksik imalat bedellerinin hesaplanmadığı görülmüş ve mahkemece sadece imar iskan harç bedeli olan 16.623,23 TL depo ettirilmiş olup mahkemece mahallinde yeniden alanında uzman bilirkişi heyetince keşif yapılarak, eksik imalat ve iskan ruhsatının alınması için gerekli bedellerin karar tarihine en yakın tarihli rayiç değerler üzerinden belirlenmesi, belirlenen bedelin 818 sayılı BK’nın 81. maddesi uyarınca birlikte ifa kuralı gereği davalı arsa sahibine ödenmek üzere davacıya depo ettirilmesinden sonra, davacının tapu iptali ve tescil talebi bakımından davanın şimdiki gibi kabulü, depo edilmemesi halinde reddi hükmü kurulması gerektiği-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve protokolden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemi- Davaya konu parsellerden ... parsel sayılı taşınmazda davacı-karşı davalı yüklenicinin hissesi bulunmadığından, mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılarak denetime elverişli rapor alınıp, karara en yakın tarih itibariyle bu parsel sayılı taşınmazın 10/100 hissesinin rayiç bedelinin belirlenmesi ve TBK’nın 97. maddesi uyarınca davacı-karşı davalıya göre depo ettirilmesi, depo edildikten sonra birlikte ifa kuralı gereği karar verilmesi gerektiği-
Eser sözleşmesinde yaklaşık maliyetin gerçek değerinin hesaplanmasından doğan alacak, hak edişten ödenmeyen bakiye alacak ve iş artışı sonucu ortaya çıkan alacakların tahsili istemleri- Yaklaşık maliyete ait hesap cetveli ve eklerinin ihale dokumanı ve sözleşme eki olmadığı, davalı idare tarafından ihale öncesi davalı idare tarafından hazırlanan bir belge olduğu, sözleşme ve ekleri gibi yükleniciyi bağlayan bir yönünün bulunmadığı dolayısı ile yapı yaklaşık maliyetine bağlı olarak yüklenicinin bedel istemesinin mümkün olmadığı, davacının dava dilekçesinde; yeni yaklaşık maliyet bedeli üzerinden doğan ... TL, hakedişte ödenmeyen ..TL ve idare tarafından tek taraflı hazırlanan iş artışı sonucu oluşan ve ödenmeyen ..TL'nin tahsilini talep ettiği, fiyat farkına yönelik bir talebinin bulunmadığı ve dava dilekçesinde talep edilmeyen kalemlerin ıslah ile talep edilemeyeceği- Son hak edişe iş artışının girmediğinden, hak edişe girmeyen iş artışının hak edişe itiraz olmadığından bahisle reddine karar verilmesinin hatalı olduğu- Davacı ıslah dilekçesinde talep ettiği alacağın hangi kalemlerden kaynaklandığını belirtmediği gibi miktarlarını da göstermediğinden, davacının ıslah ile talep ettiği toplam alacak miktarının hangi kalemlerden oluştuğu ve miktarlarının açıklattırılması gerektiği-
Eser sözleşmesi gereği kesilen nakdi teminatın iadesi istemi- Fesih ve İbra Protokolünde nakti teminatın ya da nakti teminat yerine verilecek teminat mektubunun bir sene sonra iade edileceğinin düzenlenmediği- Nakti teminatın, davacı çalışanlarının işçilik hakkı alacaklarını davalıdan talep etmelerine karşılık davalıda kalmasına karar verildiği anlaşılmış olup taraflar arasında aktedilen sözleşme, karşılıklı mutabakat ile feshedildiğinden sözleşme maddelerine göre inceleme yapılmaması ve protokolün esas alınması gerektiği- Davalı, davacının işçilerinin kendilerine dava açtıklarını, belirli ödemeler yapıldığını ve derdest davalar olduğunu, davacı ise davalı tarafından sunulan dosyalardaki çalışanların sigortalı çalışanları olmadığını ileri sürmesine rağmen mahkemece, nakti teminatın iade edilmemesi nedeni olarak gösterilen dosyalar celp edilerek belirtilen dosyalardaki işçilerin davacı çalışanı olup olmadığı, davacı çalışanı ise davaların iş bu dava konusu sözleşme kapsamındaki işçilik alacakları için açılıp açılmadığı, davacı çalışanları ve dava konusu sözleşme kapsamında açılan davalar ise ödenen bedelin ne kadar olduğu araştırılmadan sözleşme ve fesih protokolündeki teminatın iade şartları oluşmadığı, zamanaşımı süresince de işçilerin davalar açabileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu- Mahkemece davalının delil olarak sunduğu dava ve icra dosyalarının aslının ya da onaylı örneklerinin celp edilerek, dosyalardaki kişilerin davacı çalışanı olup olmadığı, işçilerin nakti teminat kapsamındaki dava konusu sözleşmeye yönelik işteki alacakları için dava açıp açmadıkları araştırılıp davacı çalışanı değilse ya da dava konusu sözleşme kapsamındaki işçilik alacağı için açılan bir dava yok ise davanın kabulüne, davacı çalışanı ise ve dava konusu sözleşmeden kaynaklı açılmış kesinleşen ve derdest dosyalar var ise hep birlikte değerlendirilip davalının iade etmesi gereken nakdi teminat olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Eser sözleşmesinden kaynaklanan munzam zarar alacağı- Munzam zarar sorumluluğu kusura dayanan temerrüdün hukuki bir sonucu ve borçlunun zararının faizi aşan bölümü olduğu- İlk açılan davada, davacının davanın açıldığı tarihe kadar sözleşmeden kaynaklanan munzam zararını talep ettiği, bu davada ise zararının diğer görülen dava ile karşılanamayacak derecede fazla olduğunu ve bu zararın talep edildiği, bu suretle her iki davanın talep sonucunun ve dava konularının aynı olması nedeni ile tarafları, dava sebebi ve dava konusu aynı olan ve kesin hükme bağlanan önceki davasında verilen hükmün bu dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği- Önceki dosyada verilen fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile eksik yapılan ödemeden yıllara göre fiyat artışının uygulanmayışından dolayı zararlarının saklı tutulması ile ilgili taleple ilgili olarak fazlaya dair davacı talebinin reddine ilişkin kararının kesin hüküm niteliğinde olduğu-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan alacak istemleri- Yüklenici tarafından açılan asıl davada yüklenici arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili feshine, inşaat maliyetinin, yükleniciye düşen ve haksız olarak kiralanan, kullanılan ya da satılan yerlerin kira bedelinin, sözleşmede belirlenen cezai şartların, sözleşmede yer alan ve inşaatın yapılmasını engelleyen arsa sahiplerinin ödemek zorunda oldukları kira bedellerinin, yükleniciye isabet eden yerlerin maliyeti ile satış değeri arasındaki net farkın hesaplanarak faizi ile birlikte arsa sahiplerinden tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında verilen tefrik kararında; Yargıtay ilamı ile zamanaşımı def’inde bulunan ve haklarında açılan dava reddedilen davalıların usuli kazanılmış haklarının korunması gerektiği belirtilerek hüküm bozulduğundan, mahkemece tefrik kararı vermiş olup, temyiz konusu tefrik edilen dosya ile yüklenicinin sözleşmenin feshi ile fesihten doğan alacağının tazmini için açtığı asıl dava dosyası arasında davaların konusu ve tarafları bakımından maddi ve hukuki bağlantı var olduğu, sözkonusu davalarda aynı sözleşmeden kaynaklanan taleplerde bulunulduğu, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu anlaşılmakla, davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararlar çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunduğu-
Yapımını üstlendiği inşaat projesinin elektrik ihtiyacını karşılamak için davacı şirket tarafından inşa edilen ve sonrasında davalı dağıtım şirketine devredilen dağıtım tesisi için yapılan giderin tahsili istemi- Davacı yükleniciye geçici kabul tarihinden sonra peyderpey taksitler halinde ödeme yapılacağı- Davacıya hiç ödeme yapılmadığı gibi iş bedeli ödemelerinin tarihlerinin de belirlenmediği- Alacak muaccel olmadığı sürece alacaklıdan alacak hakkını talep etmesi beklenemeyeceğinden alacak muaccel oluncaya kadar zaman aşımı işlemeyeceği- Uyuşmazlığının hukuki niteliğinin eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davalı dağıtım şirketinin sorumluluğunun eser sözleşmesi hükümleri uyarınca belirlenmesi gerekirken, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesinde hata yapılması, ayrıca yanılgılı değerlendirme ile sebepsiz zenginleşme hükümleri değerlendirilerek yapılan masrafın güncellenmiş bedelinin tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu- Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklandığından dosyanın yargılama yapılmak üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmesinin uygun olduğu-
