Borçlunun kimliğinin ödeme emrinde takip talebine uygun ve doğru olarak gösterilmesinin ödeme emrinin esaslı unsurlarından olduğu, bu yasal zorunluğu içermeyen, borçlu olarak kendi kimliği yazılı olmayan bu ödeme emrinin kiracı tarafından tebliğ edilmiş olmasının ona hukuki geçerlik kazandırmayacağı ve İİK. mad. 60'a uygun olmayan ödeme emrine dayalı tahliye isteminin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekeceği-
Kira sözleşmesi ile kira bedellerinin banka hesabına ödenmesi kararlaştırıldığına göre, davalı borçlunun ödemeye ilişkin belgeleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davalı kiracının yasal süresinde takibe itiraz etmesi üzerine icra takibi duracağından ve itiraz kaldırılmadan ya da iptal edilmeden tahliye talep edilemeyeceğinden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
İ.İ.K.'nun 4949 sayılı kanunla değişik 269/a maddesi gereğince alacaklının ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde icra mahkemesinden tahliye isteyebileceği-
Mahkemece; dava takip talepnamesinde "tahliye" talep edilmediğinden reddedilmiş ise de davaya dayanak yapılan 22.8.2011 tarihli takip talepnamesinin 9. bendinde haciz yolu ile tahliye ibaresi yer almakta olup, alacağın dökümünün yapıldığı açıklama bölümünde "borçlunun temerrüdü halinde tahliye davası açılacağı" ifadesinin yer aldığı, bu durumda mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
İİK'nun 269/a maddesine dayanan tahliye isteminde ilamsız icra takibinin kiralayanların tümü tarafından birlikte yapılması ve davanın da birlikte açılması gerekeceği-