Kira borcunun otuz günlük ihtar süresi içinde ödenmemiş olan borçlu-kiracı hakkında; “ihtar müddetinin bitim tarihinden itibaren altı ay içinde temerrüt nedeniyle davası” açılması gerekeceği-
Mahkemece taleple bağlı kalınarak davalının tahliyesi istenilen adresten tahliyesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava dışı adresten tahliyesine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı-
"Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adresi ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır" bu düzenleme uyarınca davalının adres kayıt sistemindeki adresi araştırılması, tespit edildiği takdirde Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinde 6099 sayılı yasa ile yapılan değişiklik de göz önünde bulundurularak hükmün öncelikle bu adreste olağan usulle tebliği sağlanması, tespit edilemediği takdirde ise Yasa maddesinde belirtildiği şekilde işlem yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekeceği-
Davalının tahliyesine karar verilmiş ise de, esasen yargılama sırasında davalı ağır hapis cezasına mahkum edildiği, halen cezaevinde bulunduğu, yargılama sırasında davalı borçluya vasi tayin edildiği, dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğine karar verildiği ancak vasiye duruşma gününün tebliğ edilmemiş olduğu anlaşıldığından öncelikle vasiye davanın bildirilmesi ve vasi huzurunda davaya devam edilmesi gerekeceği-
Mahkemece davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-