Taraflar arasında 01.06.2012 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık olmadığı, kira sözleşmesinin özel şartlar 3.maddesi ile; “Kiralar her ayın 1-5 arası bizzat kiralayana veya görevli personele elden ya da kiralayanın bildireceği banka hesabına havale edilerek ödenecektir” düzenlemesine yer verildiği, buna göre kira bedellerinin ayın 1’i ila 5’i arasında ödenmesi kararlaştırılmış ise de, son ödeme gününün resmi tatile denk gelmesi halinde ödeme gününün tatili takip eden ilk iş gününe uzayacağının kabulü gerekeceği, takibe konu 2015 yılı Temmuz ayı kira bedelinin ödeme süresinin son günü olan 05.07.2015 gününün Pazar gününe rast gelmesi nedeniyle ödeme süresi takip eden iş gününün tatil saatine kadar uzayacağı, bu durumda davacı 2015 yılı Temmuz ayı kira bedeline ilişkin olarak takibi en erken ayın 7’sinde yapabilileceği, takip tarihi itibariyle muaccel olmayan kira alacağı için başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itiraz haklı olmakla, mahkemenin de kabulünde olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davada dayanılan icra dosyasında bulunan Örnek 13 ödeme emrinde yedi günlük itiraz süresi ve otuz günlük ödeme sürelerinin elle sonradan yazıldığı, davacının dava dilekçesine eklediği ödeme emrinde ise itiraz ve ödeme süresi kısımlarının boş olduğu, bunun da davalının itiraz dilekçesinde ve dava sırasında ileri sürdüğü iddialarını teyit ettiği, İİK.nun 269/1 .maddesinin göndermesi ile 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 315. maddesinde yer alan yasal ödeme süresi olan 30 günlük sürenin borçluya verilmemesi durumunda tahliye istenemeyeceği, bu durumda davalının temerrüdü gerçekleşmemiş olup, tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kiralananın tahliyesine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemi-
Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılmasının yeterli olmadığı, anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerektiği- Taşınmazın ilgili birimce mühürlenmiş olması anahtarların usule uygun teslimine engel teşkil etmediği, davalı borçlunun, anahtarları kiraya verene teslim ettiğine dair yazılı bir belge ibraz edemediği, bu durumda davacı alacaklının dava dilekçesinde de açıkça bildirdiği tarih olan 01/08/2014 tarihi tahliye tarihi kabul edilerek bu tarihe kadar olan kira bedelleri üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken 31/05/2014 tarihi itibariyle mecurun tahliye edildiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davalı borçlunun süresinde verdiği itiraz dilekçesinde borca itiraz ettiği; dosyadaki ihtarlı ödeme emrinde otuz günlük yasal ödeme süresi verildiği; davacı tarafça tahliye istemli davanın, İİK.'nun 269/1 yollamasıyla TBK'nun 315.maddesi uyarınca verilen, yasal 30 günlük süre beklenilmeden 21/08/2015 tarihinde açıldığı; ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenilmeden tahliye isteminde bulunulamayacağı; bu durumda mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesinin hatalı olduğu-
Her ne kadar davalı yargılama aşamasında ödeme belgesi ibraz etmemiş ise de ödeme belgesi borcu sona erdiren özelliği nedeniyle yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden davalının temyiz dilekçesine ekli 29/01/2015 tarihli 15.000,00 TL bedelli ödeme belgesi ile ilgili taraf beyanları alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği-
Kira miktarını ispat yükü kiraya verende, kira bedelinin ödendiğini ispat yükü ise kiracıda olduğu- Davalı borçlunun takip konusu döneme ait kira bedelini ödediğini yazılı delil ile kanıtlaması gerektiği- TBK mad. 101'e göre; ödeme belgesinde açıklama yoksa kiralayanın, yapılan ödemeleri, ödenmeyen ayların kira bedelinden dilediği ay kira bedeli olarak kabul edebileceği-
Davacı alacaklı, sözleşmedeki artış şartı gereğince 2014 yılı K. ve Aralık ayları kiralarının eksik ödendiğinden bahisle 858,00 TL'nin tahsilini talep ettiği, davalı borçlunun icra takibine, borca ve kira bedeline itiraz etmemesi sebebiyle, icra takibi ve kira borç miktarının kesinleştiği, artık davalının 'kira bedelinin tespitinin, kira artış oranlarının belirlenmesinin icra mahkemesi görevi dışında kaldığı' savunmasına değer verilemeyeceği, bu durumda mahkemece işin esasının incelenerek, davalının ödeme savunması üzerinde de durularak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddinin doğru olmadığı-
İtirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkin uyuşmazlıkta davacı vekilinin dosyaya ibraz olunan tarihsiz dilekçesinde, HMK’nun 123. maddesi gereğince davasını geri aldığı, davalı vekilinin vermiş olduğu 04.03.2016 günlü dilekçe içeriğinden ise davanın geri alınmasının kabul edildiği anlaşıldığından, mahkemece talep doğrultusunda işlem yapılmak üzere, kararın bozulması gerektiği-
Somut olayda, davalı borçlular vekili itirazında, kira ilişkisine itiraz etmediği, aksine alacaklı ile aralarındaki kira ilişkisini kabul ederek, kira bedelinin yeniden uyarlama ile tespiti gerektiğini ileri sürdüğü, davalı borçlular vekili takibe itirazında açıkça ve ayrıca sözleşmeye karşı çıkmadığına göre kira ilişkisinin kesinleştiği, zira kiracılık sıfatında bir anlaşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın kira miktarı konusunda olduğu, bu durumda mahkemece aylık kira bedeli sözleşmede kararlaştırılan şekilde hesaplanarak alacak miktarı buna göre belirlendikten sonra yapılan ödemelerin mahsubu ile davacının kira alacağı ve işlemiş faiz talepleri yönünden, işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-