Davacı kadının, davalı erkeğin cinsel problemlerini akrabaları yanında ifşa ettiğinin, davalı erkeğin ise; ağabeylerinin hamile eşini müşterek konuttan kovmasına sessiz kaldığının, evin temel ihtiyaçlarını gidermediğinin, fiilen ayrı oldukları dönemde dünyaya gelen ortak çocuğu görmediğinin ve ihtiyaçlarını da karşılamadığının, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı erkeğin ağır davacı kadının az kusurlu olduğunun anlaşıldığı, kabul edilen bu kusurlu davranışlardan davalı erkekten kaynaklı eylemlerin davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, bu durumda kadın yararına TMK m. 174/2 koşullarının oluştuğu-
İspatlanmayan vakıaların tarafa kusur olarak yüklenilmesinin mümkün olmadığı- Kusurun ağırlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
Boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olup, kusurun ağırlığı tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. maddesi uyarınca maddi tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
2. HD. 13.05.2019 T. E: 1228, K: 5894-
2. HD. 13.05.2019 T. E: 2329, K: 5855-
Kadın ve ortak çocuk yararına bağımsız tedbir nafakası davasında hükmolunan tedbir nafakalarının kesinleştiği nazara alındığında mahkemece tahsilde tekerrür olmamak üzere asıl davada kadın ve ortak çocuk lehine uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken kadın ve ortak çocuk yararına yeniden bağımsız tedbir nafakası davasında nafakaya karar verilmesinin doğru olmadığı- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakasının çok olduğu- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddi tazminatın çok olduğu- Davalı-davacı erkek tarafından açılan yoksulluk nafakasının kaldırılması davasında denetime olanak verecek şekilde deliller tartışılarak değerlendirilmediği, vakıalarla ilgili herhangi bir tespitte bulunulmadığı gibi hangi olayların sabit olduğunun ve tarafların kusur durumunun da kararda belirtilmediği, açıklanan nedenlerle davalı-davacı erkek tarafından açılan yoksulluk nafakasının kaldırılmasına dair kararın gerekçesiz olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesindeki unsurları içermediği- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-davalı kadın yararına takdir edilen tedbir nafakasının çok olduğu-
2. HD. 13.05.2019 T. E: 1232, K: 5898-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın düşürülmesi doğru olmayıp, davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminatın az olduğu-
Kusursuz olduğu saptanan davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminata ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin doğru olmadığı-
2. HD. 09.05.2019 T. E: 2018/6247, K: 5739-
