Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuğun kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlü olduğu, bu hususu hakimin görevi gereği kendiliğinden dikkate almasının gerektiği-
İstinaf üzerine bölge adliye mahkemesince “Davalı kadının aynı birimde birlikte çalıştığı erkek ile hafta sonları da dahil iş ilişkisi çerçevesinde değerlendirilemeyecek düzeyde telefon görüşmelerinin olduğu, davalının belirttiği muhafazakar yaşam tarzıyla bu durumun bağdaşmadığı, davacının da davalıya sinkaflı küfür ettiği, davalının sadakate aykırı davranışı nedeniyle davacıya göre daha fazla kusurlu kabul edilmesi gerektiği, bu eylemlerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu” gerekçesiyle davacı erkek lehine manevi tazminata hükmedilmiş ise de; toplanan delillerden davalı kadının eyleminin güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığının anlaşıldığı, bu durumda boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu, eşit kusurlu eş yararına tazminat verilemeyeceği-
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuklar yararına hükmedilen iştirak nafakalarının az olduğu, mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekeceği- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan manevi tazminatın az olduğu-
2. HD. 26.02.2019 T. E: 2017/6778, K: 1673-
2. HD. 26.02.2019 T. E: 644, K: 1679-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları boşanmaya yol açan olaylardaki kusur durumları gözetilerek davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
2. HD. 26.02.2019 T. E: 370, K: 1701-
2. HD. 26.02.2019 T. E: 2018/2142, K: 1642-
Davalının cevap dilkeçesinde velayet, nafaka, manevi tazminat ile çeyiz eşyası ve takı alacağı talebinde bulunduğu, ön inceleme duruşmasında ayrıca maddi tazminat istemini beyan ettiği, isteme ilişkin davacı tarafın muvafakatinin olmadığı, maddi tazminat talebi hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” hükmedilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu-
Boşanmaya neden olan olaylarda; her iki eş de eşit derecede kusurlu olup, birinin kusurunu diğerinin kusurundan üstün tutmanın mümkün bulunmadığı, o halde, eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceği-