Tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; kadının eşine hakaret edip, aşağıladığı da anlaşıldığından boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda kadın ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda erkeğin kişilik haklarına saldırı niteliğini taşıdığından erkek yararına Türk Medeni Kanununu mad. 174/2 koşullarının oluştuğu, mahkemece erkek yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
Davalı kadının ailesi tarafından yalnız yaşama olanağı bulunmadığı gerekçesiyle tarafların davalının ailesi ile birlikte yaşadığı ve davacıya müdahalelerde bulunduğu ve maaşını dahi elinden aldıkları anlaşıldığından ve erkeğin kusurlu bir davranışı kanıtlanamadığından boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda kadının tam kusurlu olup, bu kusurlu davranışların da erkeğin kişilik haklarına saldırı niteliğini taşıdığı; erkek yararına Türk Medeni Kanunu mad.174/2 koşullarının gerçekleştiği ve mahkemece davacı erkek yararına uygun miktarda manevi tazminat verilmesi gerektiği-
Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat takdiri gerekeceği-
Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerekeceği-
Kadın tarafından açılan birleşen davada, erkeğe dava dilekçesi tebliğ edilip, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlanmadan ve ön inceleme duruşması yapılmadan dosyanın birleştirildiği, birleştirme kararı ile dosyanın gelmesinden sonra da, bu eksiklik tamamlanmadığı gibi, taraflara birleşen davaya ilişkin olmak üzere delil sunma imkanı tanınmadan bozma sonrasında yapılan 26.05.2016 tarihli ilk duruşmada kadın tarafından açılan tazminat davasının kabulüne karar verildiği, açıklanan bu hususun davacı- karşı davalı erkeğin savunma hakkını kısıtlayan ve adil yargılanma hakkını etkileyen önemli bir usul hatası olduğu-
Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50. ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerekeceği-
Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamak olup , kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerektiği- Davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, ölçülülük ilkesine uygun olmayıp fazla bulunduğundan hakkaniyet ilkesi (TMK. mad. 4) gözetilerek daha uygun miktarda tazminat takdiri gerektiği-
Davacı erkeğin eşinin çalışmasına izin vermeyerek ekonomik şiddet uyguladığı, evlenmeden önce mevcut hastalığını eşinden gizleyerek güvenini sarsıcı davranışlar sergilediği, arkadaşının evlilik birliğine müdahaleleri ile eşine ve eşinin ailesine yönelik hakaretlerine kayıtsız kaldığı, eşini ailesinin yanına bırakarak arayıp sormadığı ve eşine '’annenin evinde biraz daha kal, burnun sürtülsün” dediği, buna karşılık davacı-karşı davalı kadının ise annesinin evlilik birliğine müdahalesine izin verdiği anlaşıldığı uyuşmazlıkta, erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğu ve boşanmaya sebep olan olaylar kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup, boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitireceğinden kadın yararına uygun miktarda maddi-manevi tazminat takdiri gerektiği-
Kadın yararına hükmedilen ve boşanmanın fer'isi niteliğinde olan tazminatlara boşanma kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği-
Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerekeceği-
