Borçlu şirketin kayıtlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünden mükellefiyetinin devam edip etmediği, resen terk işleminin yapılıp yapılmadığı sorulup, mükellefiyeti devam ediyor ve şikayet süresinde ise şikayet tarihini kapsar şekilde en son verilen vergi beyanname örnekleri getirtilerek incelenip, mükellefiyetinin devam ettiğinin ve adresin farklı olduğunun bildirilmesi halinde bu adreste zabıta araştırması yaptırılarak delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiği-
12. HD. 17.04.2019 T. E: 1830, K: 6555-
Devredilen işletmede haciz yapılabilmesinin, devrin muvazaalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlı olduğu- Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabileceği- İİK'nin 44. maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin, işletmenin devrini sakatlamayacağı, anılan hükmün yalnız cezai yaptırımı bulunduğu (İİK. mad. 337/a)- Aktiflerin devredenin malvarlığından çıkmamış kabul edilmesini, yani haczedilmesini sağlayacak tek yolun, muvazaanın iddia ve ispat edilmesi olduğu- Mahkemece, üçüncü kişi şirketin ve borçlu şirketin tutması zorunlu ticari defterleri ile fatura ödemelerini gösterir banka kayıtlarının getirtilerek mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılmak sureti ile üçüncü kişinin dayandığı faturaların ticari defterlere işlenip işlenmediği, fatura bedellerinin ödenmesine ilişkin ticari defterlerde kayıt bulunup bulunmadığı, bu defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının banka kayıtları da dikkate alınarak açıklığa kavuşturulması, bundan sonra dosya içerisinde mevcut diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerektiği-
Sanığın üzerine atılı “Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etme” suçunun oluştuğu anlaşıldığından mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği-
Borçlu şirketin ticaret sicilinde belirtilen adresine Tebligat Kanunu mad. 35 uyarınca ödeme emri tebligatı yapılmasının ticaretin terk edildiği anlamına gelmeyeceği ve eylemin ticaret siciline kayıtlı adreste yapılan haciz ile öğrenildiğinin kabulü ile, kayıtlı olunan vergi dairesi müdürlüğünün yazısıyla mükellefin adreste bulunmadığının tespiti sonucu re'sen terk çalışmalarının başlatılmış olduğu anlaşıldığından, sanığın mahkumiyeti yerine, üç aylık şikayet süresinin geçtiği gerekçesiyle şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesinin hatalı olduğu- İİK. mad. 349/5'deki özel düzenlemeye rağmen, sanığa CMK’nun 176/2 ve 98/2. maddelerindeki şerhi içeren duruşma davetiyesi tebliği ile yetinilmesinin hatalı olduğu-
"Ticareti usulüne aykırı terk etme" suçunun takibin şikayete bağlı suçlardan olduğu- Takip kesinleşmeden şikayette bulunulması halinde sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği-
"Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etmek” suçunun takibi şikayete bağlı olduğu- Şikayete konu icra takip dosyası kapsamında borçlu şirketin adresine ilk olarak 10/07/2013 tarihinde hacze gidildiğinde, adreste başka bir işletmenin bulunduğu, kayıtlı olunan vergi dairesi cevabına göre 30/04/2011 tarihinde resen terk işleminin yapıldığı anlaşılmasına rağmen, şikayetçi vekilinin İİK. mad. 347 uyarınca üç aylık ve bir yıllık süreler geçtikten sonra şikayette bulunması nedeniyle sanık hakkında şikayet hakkının düşürülmesi gerektiği-
Borçlu şirketin ticaret siciline kayıtlı olduğu adreste yapılan zabıta araştırmasında işyerinin kapatılarak adresin terk edildiğinin bildirildiği hususu gözetildiğinde, borçlu şirketin şikayet tarihini kapsar şekilde en son verilen vergi beyanname örnekleri getirtilerek incelenip delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği-
Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçu yönünden öncelikle borçlu şirketin şikayet tarihini kapsar şekilde en son verilen vergi beyanname örnekleri getirtilerek incelenip, yapılan zabıta araştırması ile birlikte delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği- Sermaye şirketinin iflasını istememe suçuna ilişkin olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemesinin hatalı olduğu-
12. HD. 11.04.2019 T. E: 2158, K: 6203-
