Tenfizi istenen "iflasa" dair yabancı mahkeme kararının "kamu düzenine aykırı olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davalının İİK m. 43 kapsamında iflasa tabi şahıslardan olduğu, yabancı mahkeme kararında yer alan hükmün icra edilmesi ile ortaya çıkacak sonucun hukukun genel prensiplerine, toplumun genel örf adet ve ahlak telakkilerine aykırı düşmedikçe, Anayasa’nın temel ilkelerine aykırı bulunmadıkça yabancı mahkeme kararının kamu düzenine aykırılığından söz edilemeyeceği, davaya konu yabancı mahkeme kararının tenfizinin kamu düzenine aykırı olmadığı bu durumda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği-
İflas talebinin dinlenebilmesi için davacının iflası istenenden para veya teminat alacağının bulunması gerektiğinden, şirkete karşı iflas talebi yönünden aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle mahkemece iflas davası yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle talebin reddine, tazminat talebi yönünden ise tefrik kararı verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı-
İİK m. 177/4.b. uyarınca, borçlunun iflasına karar verilmeden önce dinlenmesi için mahkemeye çağrılması gerekeceği-
Mahkemece "davacının gerçek kişi davalı yönünden iddiasını TTK’nın 238/2. maddesine dayandırdığı, anılan maddeye göre icra emrinin şirkete tebliğine rağmen borç ödenmezse alacaklının, şirketle birlikte ortakların da doğrudan iflasını isteyebileceği, bu düzenlemenin uygulama alanı bulması için ilama dayalı olan bir alacağın varlığı ve ilamlı icra takibinin yapılmasının ve icra emrinin asıl borçluya tebliğ edildiği halde ödenmemiş olmasının gerektiği, davacının alacağının ilama dayalı olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine" ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Talep, İİK'nın 177. maddesine dayalı doğrudan iflas istemine ilişkindir...
Dava, takipli iflas istemine ilişkindir...
Uygun depo emri bulunduğu halde davalının takip konusu borcu yatırmadığından bahisle mahkemece verilen (takipli) iflas isteminin kabulüne ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Dava dışı şirketin tedrici tasfiyeye girmesinde şirket yöneticileri davalıların kusurlu olduğunun ve oluşan borçtan sorumlu olduklarının tespit edildiğinden bahisle SPK'nın 98. maddesine göre şahsi iflasına karar verilmesinin koşullarının oluştuğu-
İİK'nın 177. maddesi hükmü uyarınca, davalı şirketin münferiden yetkilisine davetiye tebliğ edilmiş ise de, davalı şirket yetkilisinin duruşmada hazır olmadığı, .............. Tüketici Mahkemesi'nin ............ Esasına kayıtlı olarak davacı ............ tarafından davalı ............... Yatırım A.Ş. ve .............. Gıda A.Ş.'ye karşı terditli olarak tapu iptali ve tescil, kabul edilmediği taktirde alacak davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde tapu iptal tescil talebinin reddine, 559.185,99 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, davada ileri sürülen doğrudan doğruya iflas nedeni, İİK‘nın 177/1. fıkrasının 4. bendinde düzenlenmekle, davacı tarafından ................... İcra Dairesi'nin .................... Esasına kayıtlı olarak icra takibi başlattığı, ilama müstenit icra emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğu halde davalı tarafça ödeme yapılmadığından iflas koşullarının oluştuğu-
.............. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ............. sicil numarasına kayıtlı davalı şirketin İİK'nın 43. maddesi gereğince iflasa tabi olduğu, davalı şirketin muamele merkezi itibariyle İİK. 154. maddesi kapsamında mahkememizin yetkili olduğu, icra emri tebliğine rağmen davalı şirket tarafından icra emrine konu borç ödenmediğinden İİK.' nın 177/4. maddesi kapsamında alacaklının doğrudan doğruya iflasının talep edilebilmesine ilişkin şartın oluştuğu, iflas talebinin İİK'nın 166/2. maddesinde öngörülen biçimde usulüne uygun olarak ilan edildiği, yine davacı tarafından İİK'nın 160. maddesi gereğince ilk alacaklar toplantısına kadar olan masraflar ile kanun yolları için gerekli tüm masrafın 09.09.2021 tarihinde mahkeme veznesine depo ettirildiği, İİK'nın 177/son maddesi gereğince davalı şirketin temsilcisi S.A.'ın dinlenmek üzere mahkemeye celp edildiği, ancak davetiyenin usulüne uygun tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
