Tarafların boşanma tarihinden sonra bir araya gelip birlikte yaşamalarının, kocanın kadından kaynaklanan kusurları affettiği en azından hoşgörü ile karşıladığı anlamına geleceği- Daha ağır kusurlu olmayan, her hangi bir geliri ve malvarlığı bulunmayan, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiği-
Daha ağır kusurlu olmayan, her hangi bir geliri ve malvarlığı bulunmayan, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiği- Davacı kadının boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran lehine hükmolunan manevi tazminatın az olduğu-
Davalı kadın adına 3 katlı bina bulunduğunun saptandığı, bu taşınmazın bedeli ile ayrıca kiraya verilmişse veya kiraya verilmesi durumunda getireceği kira gelirinin gerektiğinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle belirlenerek, taşınmaz bedeli ve kira gelirinin davalı kadını yoksulluğa düşmekten kurtarıp kurtarmayacağı değerlendirilerek, yoksulluk nafakası istemi hakkında bir karar verilmesinin gerekeceği-
Yoksulluk nafakası bağlanmasına rağmen yoksulluktan kurtulan eş için gelecekteki durumlar düşünülerek, ilerde tekrar yoksulluğa düşebilir düşüncesi ile nafaka miktarının kaldırılması yerine, indirilmesi yoluna gidilemeyeceği-
Davalının kusuru ve evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı hususu kanıtlanamamış olup, terk hukuksal nedenine ( TMK. mad. 164 ) dayalı olarak açılmış bir dava da bulunmadığından davanın reddi gerektiği- Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği bilindiğinden davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerektiği-
Davalı kadına babasından miras yoluyla daire ve dükkan olarak gelir getiren malvarlığı kaldığı gerekçesiyle yoksulluk nafakası isteminin reddedildiği, davalı kadına miras kalan bu malvarlığının değer ve getirdiği gelirinin Türk Medeni Kanunu’nun 175.maddesi uyarınca davalıyı yoksulluktan kurtarma yeterliliğine sahip olup olmadığı araştırılmadan; yazıl şekilde yoksulluk nafakası isteminin reddine karar verilmesinin isabetsiz olup; bozmayı gerektirdiği-
Toplanan delillerden; davacı kadının düzenli ve sürekli gelirinin bulunduğunun, tarafların gelir durumlarının yaklaşık eş düzeyde olduğunun; bu nedenle davacının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceğinin, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi koşullarının oluşmadığının anlaşıldığı, bu nedenle, yoksulluk nafakası talebinin reddine karar vermek gerekeceği-