Her iki tarafında çalışmadığı, davacı kocanın iki ayrı dükkandan kira gelirinin, davalı kadının da iki ayrı dükkanda ve ikamet ettiği evde hissesinin bulunduğu, tarafların sahibi bulundukları söz konusu malvarlıklarının değerleri, bu malvarlıklarından gelirlerinin bulunup bulunmadığı ve varsa miktarları araştırılıp davalı kadının malvarlıklarının ve bu mallardan elde ettiği gelirlerinin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı değerlendirilmeden eksik araştırma ve inceleme sonucunda davalı kadın yararına yoksulluk nafakası takdirinin doğru olmadığı-
Davalı-karşı davacı kocanın çalışmamasının, kendisini yoksulluk nafakası ödeme yükümlülüğünden kurtarmayacağı, herhangi bir gelir ve malvarlığı bulunmayan kadın yararına yoksulluk nafakası takdiri gerekeceği-
Mahkemece, ilgili banka şubesinden davacı adına mevduat hesabı bulunup bulunmadığının varsa hesaptaki para miktarının sorulması, hesabın sonradan kapatılmış olması olasılığı dikkate alınarak hesap hareketlerinin istenmesi ve davacının yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin buna göre tayin ve tespiti gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmeyeceği-
Davacı-davalı kadının boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olmadığı ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin sabit bulunmasına göre, yararına uygun miktar yoksulluk nafakasına hükmetmek gerekirken, isteğin reddinin doğru olmadığı-
Davacı kadının ekonomik ve sosyal durum araştırmasında çalışmadığı belirtildiği halde, Sosyal Güvenlik Kurumundan gelen yazıda aktif çalıştığı ve sigortalı olduğunun belirtildiği, mahkemece davacının çalışıp çalışmadığı, çalışıyorsa aldığı ücretin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı araştırılmadan davacı lehine yoksulluk nafakası takdirinin doğru görülmediği-
Davalı-karşı davacı kocanın herhangi bir kusuru ispatlanamadığına göre; eşine sürekli hakaret edip onu aşağılayan ve ortak konutu birlik görevlerini yerine getirmemek amacıyla terk eden davacı-karşı davalı kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu kabul edilmesi, mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak da, davacı-karşı davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına (TMK.m.175) hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Davacının dava dilekçesindeki "nafaka istemediği" yönündeki beyanı, sonradan tedbir nafakası istemine engel değil ise bu takdirde tedbir nafakasına istek tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekeceğinden, dava tarihinden geçerli olacak şekilde tedbir nafakasına hükmolunmasının doğru bulunmayacağı-
Boşanma istemli davada, boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, hal böyleyken davalı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak boşanmakla yoksulluğa düşeceği sabit olan davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddedilmesinin doğru olmadığı-
Evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda tarafların eşit derecede kusurlu olduklarının tespit edildiği, herhangi bir geliri ve malvarlığı bulunmayan davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekeceği, bu isteğin reddinin doğru olmayacağı-
Boşanma ve ziynet alacağı istemli davada, davacı kadının çalıştığı, tarafların gelirlerinin eşit olduğu ve TMK 175. maddesi koşulları oluşmadığı halde davacı kadın lehine yoksulluk nafakası takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
