Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakimin, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına geçimine,  malların yönetimine  ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorunda olduğundan; tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-davacı kadın ve müşterek çocuklar yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği- Boşanmanın eki niteliğindeki maddi ve manevi tazminatın boşanma hükmünün kesinleşmesiyle muaccel hale geleceği, bu nedenle davalı-davacı kadın yararına takdir olunan tazminatlara boşanma hükmünün kesinleşmesi tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, karşı dava tarihinden itibaren faize hükmolunmasının doğru olmadığı-
Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuğun kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlü olduğu, bu hususu hakimin görevi gereği kendiliğinden dikkate almasının gerektiği, o halde velayeti temyiz edene tevdi edilen çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davalının kusuru ve evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı hususu kanıtlanamamış olup, terk hukuksal nedenine ( TMK. mad. 164 ) dayalı olarak açılmış bir dava da bulunmadığından davanın reddi gerektiği- Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği bilindiğinden davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerektiği-
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen almak zorunda olduğundan; tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın ve yanında bulunan müşterek çocuk yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği- 
Eşinin sağlık sorunları ile ilgilenmenin bir eş için hem yasal (TMK.m.185) hem de ahlaki bir görev olduğu, bu görevin yapılmamasının; yapmayan eş için kusurlu bir davranış, bu davranışa muhatap olan eş için de kişilik haklarına saldırı oluşturacağı-
Hakimin, boşanma ve ayrılık davasının devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorunda olduğu- Tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesinin gerektiği- 
Hakimin, boşanma ve ayrılık davasının devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorunda olduğu- Tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesinin gerektiği- 
Hakimin, boşanma ve ayrılık davasının devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorunda olduğu- TMK. mad. 185/3 ve 186/3 uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği- Davacı, dava dilekçesinde "yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasını" istediğinden, davacının yaptığı yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi ve davalının, yargılama giderlerinden olan vekalet ücretiyle sorumlu tutulmasının doğru olmadığı- 
Hakim, boşanma ve ayrılık davasının devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorunda olduğu- TMK. mad. 185/3 ve 186/3 uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın ve müşterek çocukları yararına doğum tarihinden itibaren uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesinin gerektiği- Karar tarihinde dünyaya gelen müşterek çocuğun velayetinin düzenlenmesinin gerektiği- 
Eşler arasındaki sadakat görevi boşanma hükmü kesinleşinceye kadar devam edeceği- Davalı 23.11.2009 tarihli dilekçe ile davacı kadının 09.11.2009 günü bir başka şahısla kaçtığı; şikayet evrakının Sandıklı Jandarma Komutanlığında bulunduğunu belirttiği, mahkemece bu konudaki tahkikat evraklarının getirtilip, delillerin hep birlikte değerlendirilip kusur durumunun belirlenmesi gerektiği-