Henüz ergenlik yaşına erişmeden önce davalı tarafından alıkonularak ırzına geçilmiş olan davacının, davalının haksız eylemi sonucu uygun bir evlilik yapabilme şansının azalcağı kabul edilse bile, bu durumun maddi anlamda kazanç kaybı nedeni olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle davacının varsayıma dayalı destekten yoksunluk niteliğindeki maddi tazminat isteğinin reddine karar verilmesi gerekeceği–
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakimin, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korumasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden olmak zorunda olacağı–
12-13 yıl süren evlilik birliğinin devamı sırasında kocasına ait dükkanda kocası ile birlikte çalışan ve satın alınıp kocası adına tescil edilen taşınmazların edinilmesinde kocasına maddi katkıda bulunan kadının -MK. 185 çerçevesinde- kocası adına tescil edilmiş taşınmazların 1/2 payının bedelinin kendisine ödenmesini isteyebileceği–
Eşlerden birisi için ahlaki bir görevin yerine getirilmesinin, diğer eş için de ahlaki bir görev teşkil ettiğinden, davalının, ayrı evde oturan ve bazen misafir gelen davacının hasta ve bakıma muhtaç olan annesine kaşı yardım görevini yerine getirmemesinin -ve bu yüzden ortak hayatın çekilmez hale gelmesinin- boşanma nedeni olacağı–
Meydana gelen kaza sonunda çocukların ölmesinin davacıda olduğu kadar davalıda da derin üzüntü yaratmış olduğu, davacının koca olarak hem kendisinin, hem de karısının duyduğu elem ve üzüntüyü geçirmede yardımcı olması gerektiği sebebiyle boşanma davasının reddine karar verilemeyeceği-
Evli kadının, eve bakma ve evlilik birliğinin ortak mutluluğunu temin için eşine yardım ve sadakat borcu altında olduğu–
Eşlerin birbirlerine karşı sadakatle yükümlü oldukları–
Meydana gelen bir kaza sonucunda müşterek çocukların ölmesinin, davacıda olduğu gibi davalıda da derin üzüntü yaratmış olduğu, karı-kocanın kötü günleri de birlikte karşılamak zorunda olduğu ve bu olayın müşterek hayatın devamına imkan bırakmayacak biçimde evlilik birliğini temelinden sarsmış olduğunu kabul etmenin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
BK. 244/2 (şimdi; TBK. mad. 295/2) ile MK. 185’in ilişkisi–
