Boşanma veya ayrılık davası açıldığında hakimin, davanın devamı süresince gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına geçimine malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden olmak zorunda olduğu- Toplanan delillerden hemşire olan kadının dava tarihinden sonra 26.06.2010 tarihinde doğum yaptığı, 20.11.2010 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile ücretsiz doğum sonrası izne ayrıldığı ve bu tarihten itibaren geliri bulunmayan kadın lehine TMK. mad. 185/3 ve 186/3 maddeleri uyarınca 22.11.2010 tarihinden ücretsiz doğum izninin sona erdiği tarihe kadar uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesinin gerektiği- Kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulüne karar verildiği halde, kendisini davada vekille temsil ettiren kadın lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin isabetsiz olduğu-
Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında sebep olan davacının sadakat yükümlülüğünü (TMK . mad. 185/3) ağır biçimde ihlal ettiği, davalının ise davacıya sinkaflı sözlerle küfrettiği olaylarda, davacının davalıya göre ağır kusurlu olduğundan, davalının maddi manevi tazminat taleplerinin reddedilmesinin isabetsiz olduğu-
Kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, kocanın da bağımsız konut temin etmekten kaçındığı ve eşine fiziki şiddet uyguladığı olaylarda, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizliğin mevcut ve sabit olduğu- Boşanmada taraflar eşit kusurlu olup, kadının daha ağır kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de, tarafların eşit kusurlu davranışları sonucu evlilik birliği temelinden sarsıldığına göre her iki boşanma davasının kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tarafların bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ve her iki davanın kabulü suretiyle verilen boşanma hükmünün gerekçe değiştirilerek onanması gerektiği-
Boşanma davası süresince, mahkemece dava tarihinden geçerli olmak üzere re'sen davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekeceği-
Taraflar arasındaki boşanma davasında, davalı-davacı kadının yukarıda 1. bentte açıklandığı gibi, boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu bulunmasına ve ev hanımı olarak boşanmakla yoksulluğa düşeceğinin de gerçekleşmiş olması karşısında uygun miktarda yoksulluk nafakası takdir edilmesi gerekeceği- Davanın devamı süresince, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekeceği-
Davacı kadının annesinin bakımı için devletçe verilen para, annesinin geçimi için verilmekte olup, davacının geliri bulunmadığından davacı kadın için uygun miktar yoksulluk nafakası takdiri gerekeceği-
Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın için hükmün kesinleşmesine, yanında bulunan müşterek çocuk için dava tarihinden, ergin olduğu tarihe kadar geçerli olmak üzere uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekeceği-
Onanan mahkeme kararı hakkında davalı koca karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Davacı kadının boşanma hükmü kesinleşmeden bir başka erkekle evlilik dışı olarak birlikte yaşadığı ve bu beraberlikten de bir çocuğunun olduğu iddiası Cumhuriyet Başsavcılığının hazırlık sayılı soruşturma dosyasında mevcut davacı kadının kollukta alınan imzalı beyanı ile ciddiyet kazanmış olup; davalı kocanın karar düzeltme talebinin bu nedenle kabulü gerekeceği-
Sadakatsizlik nedeniyle kişilik hakları zarar gören eşin boşanma davası olmaksızın tazminat isteyebileceği-
Eşlerin sadakat yükümlülüğünün birliğin sona ermesine kadar devam edeceği; dava açıldıktan sonra da sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşin kusurlu kabul edilmesinin gerekeceği-
