İstihkak davasında verilen karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
Taşınmaz mülkiyeti ile ilgili uyuşmazlıkları çözümlemekle görevli mahkemenin adli yargı mahkemeleri olduğu- Davacının; taşınmazın haciz konulan hissesini edinmesinden sonra ve tescil aşamasında, dava konusu taşımazın önceki hissedarlarından birine ait vergi borcu nedeniyle hissesine konulan haczin kaldırılmasına ilişkin talebinin de taşınmaz mülkiyetine ilişkin olmasından sebep adli yargı mahkemelerinin görevine girdiği- Alacaklının vergi dairesi, borçlunun ise taşınmazın önceki hissedarlarından biri olması sebebiyle; davacının olayda üçüncü kişi olduğunun ve davayı da malik sıfatına dayanarak açtığının kabulü gerektiği-
İstihkak davası red edilen üçüncü kişinin tehiri icra talepli olarak kararı temyiz ederken "takibin durması" için gösterdiği teminat mektubunun, alacaklının talebi üzerine paraya çevrilemeyeceği-
İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilirse icra hakiminin bu yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin icabına göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesine ayrıca karar vereceği, icra mahkemesinin takibin devamı kararı üzerine, istihkak davasına bakan icra mahkemesinden bir tedbir kararı verilmediği sürece haczedilen ve dosyaya giren paranın alacaklıya ödenmesinde bir sakınca olmadığı-
İstihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarının temyiz incelenmesi için, icra mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin 2015 yılı için  5.980,00 TL.'nin üzerinde bulunması gerektiği-
Üçüncü kişi şikayetçinin, icra mahkemesine yaptığı başvuruda haczedilen menkullerin kendisine ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını isteminin, İİK'nun 96 vd. maddelerinden kaynaklanan istihkak davası olduğu-
İstihkak davasının kabulüne ilişkin kararların, tesbit ilâmı niteliğinde olduğundan 12.11.1979 tarih ve 1-3 sayılı İBK. uyarınca kesinleşmeden infazının mümkün olmadığı- Somut olayda, istihkaka ilişkin mahkeme kararına dayanılarak menkullerle ilgili haczin kaldırılması ve menkullerin iadesi talep edildiğinden, buna ilişkin istihkak davasının kabulüne dair karar kesinleşmeden işlem yapılamayacağı-
İcra mahkemesi tarafından borçlunun meskeniyet şikayetinin kısmen reddine  karar verildiği halde alacaklı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu-
3. kişilerin tarafı olmadıkları takipteki hacizlerin kaldırılmasını şikayet yoluyla icra mahkemesinden talep etmesinin hukuki dayanağının olmadığı-
2004 sayılı İİK'nun 97/13. maddesinde: "İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur...” düzenlemesinin yer aldığı, ancak 02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile tazminat oranının % 20 olarak değiştirildiği, bu durumda 02.07.2012 tarihinde 6352 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile yürürlüğe giren bu değişiklik nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat oranının % 20 olarak uygulanması gerekeceği-