İlamların infaz edilecek kısmı "hüküm bölümü" olduğundan, hükmün içeriğinin aynen infazının zorunlu olduğu, bu nedenle sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmının yorum yoluyla belirlenemeyeceği-
Gerekçede bilirkişi raporuna dayanıldığı halde, şikayetin reddi yönünde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-
6552 s. K. mad. 38 ile değişik 5502 s. K. mad. 36/2 uyarınca, ilamın adli yargı mahkemelerince verilip verilmediğine bakılmaksızın, Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine başlatılacak ilamlı takiplerde, öncelikle Kuruma müracaat zorunluluğu bulunduğu-
İşverence işçiye ödenen ücretin ödenmesi sırasında, işçinin mükellefi olduğu gelir ve damga vergisi ile sigorta prim borçlarının, kaynaktan yatırılması kuralı gereğince, işverence ödemeler sırasında kesilerek ilgili kurumlara yatırılmasının zorunlu olduğu- İşveren tarafından eksik ödenen ücretin ilamla brüt olarak tespit edilmiş olması halinde de, ödeme hangi tarihte yapılması gerekiyor ise, o tarihte ödenecek miktar matrah alınacak ve yine o tarihteki oranların uygulanacağı- İlamla belirlenen toplam alacak matrah alınmak suretiyle takibe konulduğu tarihteki oranlar üzerinden hesaplama yapılamayacağı-
Vergi Mahkemesi tarafından idari işlemin iptaline ilişkin verilen kararın infazının istenilebilmesi için kesinleşmesi şartının aranmadığı- İlam, likit bir alacak içeren eda hükmü taşımamakta ise de, yargılama gideri ve avukatlık ücreti alacağı yönünden eda hükmü taşıdığından, bu alacaklar ve faizleri yönünden takip yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı-
8. HD. 19.04.2017 T. E: 2015/4660, K: 5808-
Vergi Mahkemesince verilen idari işlemin iptaline ilişkin olduğu uygulanması için kesinleşmesinin gerekmediği, asıl alacak yönünden likit olmayıp eda hükmü taşımamakta ise de, yargılama gideri ve avukatlık ücreti alacağı yönünden eda hükmü taşıdığından, bu alacaklar ve faizleri yönünden takip yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı-
Aynı sebep ve aynı ilamdan kaynaklı alacakların aynı takip dosyası üzerinden ek takip talepnamesi verilmek suretiyle tahsili mümkün iken, makul ve kabul edilebilir bir gerekçe olmaksızın, ayrı takip başlatmasının usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil edeceği-
Borçlunun takibe konu ilamda belirtilen nafaka alacağı dışında, ilamda yer almayan talepler yönünden borçlu olmadığına ilişkin iddiasının, ilama aykırılık şikayeti niteliğinde olduğu ve kamu düzenine ilişkin bu şikayetin süresiz olarak icra mahkemesi önüne getirilebileceği-