Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir...
Dava, yolsuz tescil (ketmi verese) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir...
Öncelikle taşınmazın Hazineden davalı Genel Müdürlüğe temlik tarihindeki emsal satışların ilgili tapu müdürlüğünden getirtilmesi, taraflardan da varsa emsal taşınmaz bildirilmesinin istenilmesi, taşınmazın temlik tarihindeki konumu, imar durumu, yüz ölçümü, şehir merkezine, yapılaşma alanlarına olan uzaklığı göz önüne alınarak ve somut emsaller de değerlendirilerek öncelikle dava konusu taşınmazın satış ve dava tarihi itibarıyla rayiç değerinin belirlenmesi, ondan sonra belirlenen bu değer üzerinden yüzde itibariyle hangi oranda indirim yapıldığının saptanması ve taşınmazın dava tarihindeki değerinden de aynı oranda indirim yapılarak kalan bedelin davalıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği-
Somut olayda, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi kapsamında oluşturulan devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararına dayanılarak dava konusu taşınmazlar tapuda davalı adına tescil edilmiş; davacı Hazine tarafından 6360 sayılı Kanun uyarınca çekişmeli taşınmazın mülkiyetinin kendisine ait olması gerektiği, davalı adına oluşturulan tescilin yolsuz olduğu ileri sürülerek mülkiyet iddiasında bulunulmak suretiyle eldeki davanın açıldığı- İdari işlem niteliğindeki Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu kararının iptali dava konusu yapılmadığı gibi İdari Yargıda tapu iptali-tescil hükmü kurulamayacağı- Davanın mülkiyet iddiasından kaynaklanan yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptali-tescil istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın Adli Yargının görev alanında bulunduğu-
Dava dilekçesi içeriğinden ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, çekişme konusu taşınmaz kaydının davalı taraf adına oluşumunun illetten yoksun bulunduğu, bu nedenle yolsuz tescil niteliğinde olduğu iddiasına dayanıldığının anlaşıldığı- Bu tür davaların mülkiyet hakkına dayalı olarak her zaman açılabileceği- Hal böyle olunca; davacının yolsuz tescil iddiası bakımından gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, iddia edilen işlemlerde davalı ihale alıcısının bir katkısı veya usulsüzlükten bilgisinin olup olmadığının saptanması, tarafların delillerinin eksiksiz toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İhale sonrası mülkiyetin ihale alıcısına geçmesi için, ihalenin kesinleşmiş olması ve ihale bedelinin ödenmiş olması gerektiği- İhalenin kesinleşmesi üzerine icra müdürü, taşınmazın alıcı adına tescili için tapuya yazı yazacağı- İcra müdürlüğünün yasanın amir hükmüne aykırı davranışının bir hakkın yerine getirilmemesi nedeniyle süresiz şikayete tabi olduğu- Şikayetçinin taşınmazın adına tescilini talep ettiği tarihte süresinde açılmış ihalenin feshi davası olduğundan ve kesinleşmiş bir ihale bulunmadığından icra müdürlüğünün taşınmazın tescil işleminin tedbiren durdurulması yönündeki kararının yerinde olduğu-
Tapu kaydının iptali ile taşınmazın şikayetçi adına tesciline dair verilen kararın kesinleşmesinden sonra ancak taşınmazın şikayetçi adına tescili yapılmadan önce taşınmaza haciz konulması durumunda, haczin kaldırılması isteminin ancak genel mahkemede açılacak davada tartışılabileceği- "Taşınmaz tapuda borçlu adına kayıtlı olsa da kesinleşen mahkeme ilamına dikkate alınarak icra mahkemesince haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği" şeklindeki karşı oyun kabul görmediği-
TMK'nun 705'inci maddesi gereğince, taşınmazın mülkiyetinin kazanılmasının tescille olacağı- Ancak" miras", "mahkeme kararı", "cebri icra" ve "kamulaştırma" halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyetin, tescilden önce kazanılacağı-
Hile ve yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davada davacı aldatıldığını 08.09.2017 tarihli bilirkişi raporu ile öğrendiğini ileri sürdüğü- Davalının da buna ilişkin bir itirazı olmadığı anlaşılmakla öğrenmeden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılan davanın süresinde olduğunun kabulü ile mahkemece işin esasına girerek incelenmesi hile iddiasının sübut bulmaması halinde ise ıslahla ileri sürülen yolsuz tescil iddiası yönünden bir karar verilmesi gerekeceği-
Devletin cebri icra gücü vasıtasıyla, devlet güvencesinde yapılan ihalede mahcuzu satın alan üçüncü kişinin, takibin iptali, icranın geri bırakılması, ihaleden sonra borcun ödenmesi veya ihaleden sonra takibin durdurulması kararıyla doğrudan hiçbir ilişkisi olamayacağı- Somut olayda, ihalenin 23.02.2021 tarihinde yapıldığı ve taşınmazın şikayetçi ihale alıcısı tarafından alındığı, açılan ihalenin feshi davasının reddedilerek 24.05.2022 tarihinde kesinleştiği, takibin tedbiren durdurulmasına ilişkin ara kararın ise 16.09.2021 tarihinde verildiği, ihale tarihi itibari ile herhangi bir durdurma kararının olmadığı, bu nedenle ihalenin yapılmasında herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığı, taşınmaz mülkiyetinin ihale tarihi itibari ile kazanılacağı hususu da dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-