Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası-
Hükmün gerekçe kısmı, "İİK'nun 83. maddesi uyarınca maaşların kısmen haczinin kabil olduğu, bu miktarın da 1/4'den az olamayacağı" şeklinde iken, hüküm fıkrasının 1. bendinde "şikayetin kabulü ile ...sayılı takip dosyasından borçlunun ... Bankasında bulunan maaş hesabı üzerindeki haczin, ... İcra Müdürlüğü'nün belirtilen dosyasına münhasıran kaldırılmasına, maaş üzerindeki diğer icra müdürlüğü tarafından konulan haczin 1/4 üzerinden devamına..." şeklinde olduğundan, ilamın hüküm kısmının, bu haliyle hem çelişkili olduğu, hem de şikayete konu olmayan başka bir icra dosyasında uygulanan haciz hakkında da mahkemece karar verilmiş olduğu ve bu nedenle infazda tereddüt oluşturacağı-
Davaya konu olan taşınmazın düşük bedelle satılması ile sonuçlanacak zararın doğmaması veya zararın doğup doğmayacağı belli olmadan değerlendirme yapılması yerinde olmayacağından, mahkemece verilen kararın bozulması gerekeceği-
Mahkemece, birleştirilen davanın davacısına da duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek, asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekeceği-
Tapu kaydının verilmesi konulu davada mahkemenin, asli müdahilin tapu iptali ve tescil kabulüne karar vermeyerek HMK'nın 297. maddesine aykırı olarak talebi reddetmesi sebebiyle verdiği kararın bozulması gerekeceği-
Mahkemece, öncelikle yetki itirazının çözümlenmesi ve borçlunun yetki itirazı yerinde görülmez ise; işin esasının incelenmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
İtiraz üzerine duran takibin itirazın iptali davasında verilen kısa karar ile devamının sağlanamayacağı-
İcra mahkemesince hükmolunan yargılama giderinin neden ibaret olduğunun açıklanarak buna göre karar verilmesi gerektiği-
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 s. TTK. mad. 520 uyarınca, limited şirket hisse devrinin geçerli olmasının resmi biçim koşuluna bağlı bulunduğu-  Mirasçı, murisin yaptığı sözleşmenin tarafı olmadığından, sözleşmenin muvazaalı olarak yapıldığı iddiasının her türlü delille kanıtlanabileceği, özellikle, resmi sicillere bağlı tutulan malların muvazaalı devrinde TBK'nun 19. maddesinin uygulanabileceği ve muvazaa iddiasının araştırılacağı- Şirket hisselerinin devri yönünden, TBK'nun 19. maddesi ve 6762 s. TTK'nun 520. maddeleri kapsamında değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken, muris muvazaası kapsamında değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu- Birleştirilen davalarda, her bir dava hakkında harç, yargılama masrafı ve vekalet ücreti bakımından ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği-