Kararda tarafların kusurlarının neler olduğunun gösterilmemiş olmasının ve vakıalara ilişkin gerekçeye yer verilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Tüzel kişilere “bizzat” tebliğ şeklinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu- Teb. K. mad. 32. maddesi gereğince, tebliğin usule aykırı olarak yapılması halinde muhatabın beyan ettiği tarihin, tebliğ tarihi addolunacağı- Borçlunun, şikayet ve itiraz dilekçesinde; usulsüz tebliğden haberdar olunduğu tarihe ilişkin bir beyanı bulunmadığından ve aksi yazılı delille kanıtlanamadığına göre, mahkemece, dava tarihinin öğrenme tarihi olarak kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin, dava tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği- Takibe konu çekin keşide tarihinde tahrifat yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise çekin tahrifattan önceki keşide tarihinin bilirkişi incelemesi ile tespit edilip, tahrifattan önce yazılmış olan şekli ile muhatap bankaya süresinde ibraz edilip edilmediği belirlenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Trafik kazasından kaynaklanan iş görememezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat istemi-
Boşanma ve ziynet eşyası alacağı taleplerinin kabulüne ilişkin dayanak vakıalara ilişkin gerekçe karar yerinde gösterilmeden kurulan hükmün usul ve kanuna aykırı olduğu-
Kararda sadece iddia ve savunmanın özeti yapılmış, tanık beyanları ve deliller yazılmış, denetime olanak verecek şekilde deliller tartışılarak ret ve üstün tutma sebepleri gösterilmemiş, vakıalarla ilgili hangi olayın sabit olduğu ve tarafların kusurlu görülen davranışları kararda belirtilmemiş ve kusur belirlemesi yapılmamış olduğundan, gerekçeden yoksun şekilde kurulan bu hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu-
Boşanma veya evliliğin iptaline ilişkin kararlarda, tarafların kimlik bilgilerinin bulunmasının zorunlu olduğu-
Mahkemece, HMK'nun 297. maddesi gereğince, borçlu şirketin, takipte, ipotek limitinin üstünde alacak talep edildiği yönündeki şikayetinin incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Yerel mahkeme kararında, taraf tanıklarının beyanları belirtilerek tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu oldukları, fiilen ayrı yaşadıkları, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, bundan sonra bir araya gelip evlilik birliğini devam ettirmelerinin mümkün olmadığı, birbirlerine saygı ve sevginin kalmadığı belirtilip, davaların kabulü ile şiddetli geçimsizlik nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmiş olup, davanın kabulünde hangi delillerin üstün tutulduğu, hangi vakanın kabul edildiğine dair gerekçe yer almadığı gibi davacı kadının kusursuz olduğunun belirtilerek yoksulluk nafakasına hükmedilmesine karar verilmesi ile gerekçede kendi içinde çelişki yaratılmış olduğu-
Trafik kazası sonucu davacı İdare aracında meydana gelen bakiye hasar bedeli, tespit ve diğer masraflardan oluşan maddi tazminatın tahsili istemi-
Davalı kadın .... tarihli cevap dilekçesi ve .... tarihli cevap dilekçesi ile yoksulluk tazminatı isteminde bulunmuş olup, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği ve yasal gerekliliğe aykırı olarak bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması bozmayı gerektirdiği-
