Yol yardımı alacağının ispat ve hesaplanması-
Gerekçe hüküm çelişkisi-
Mahkemelerin kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorunda oldukları, eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılmasının adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının) ihlâli olduğu, mahkemenin kararlarında hükmün nasıl oluşturulacağının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde detaylıca açıklandığı, somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istihkak davasına ilişkin dosyadaki deliller tartışılmadan, istinaf nedenleri irdelenmeden soyut ibarelerle karar verildiğinden hükmün bozulması gerekeceği-
6100 sayılı HMK’nın 297. maddesi uyarınca; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu; Bu yönün, kamu düzenine ilişkin olduğu-
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm kurulurken 4094 sayılı Yasa’ nın 23/b. maddesi uyarınca harçtan muaf olan davalı/alacaklı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü' ne (... harçtan muaf olduğu için yatırılmayan peşin istinaf harcı mahsup edilerek) istinaf harcı yükletilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği-
Yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olmasının zorunlu olduğu- Somut uyuşmazlıkta kısa karar ile gerekçeli karar hükümlerinde fark olduğu-
İlk Derece Mahkemesince yapılacak işin, borçlunun tüm fesih iddiaları hakkında değerlendirme yaparak HMK'nın 297. maddesine uygun karar vermek olduğu-
Yargıtay uygulamalarında, dava konusu edilen bağımsız bölümde tapu maliki ile birlikte oturan veya bu bağımsız bölümden faydalanan kimselere karşı açılan davada, usul ekonomisi ve verilecek karardan hukuku etkilenecek olan tapu malikinin de davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanması gerektiğinin kabul edildiği, adı gecen tapu malikinin de yöntemince davaya dahil edilmesi ve ondan sonra işin esasına girilip tüm delillerin toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın kabulünün doğru görülmediği, kabule göre de Mahkeme kararının hüküm kısmında, taşınmazdaki ana yapının onaylı mimari projesine aykırı olarak gerçekleştirilmiş bulunan değişikliğin projeye uygun eski haline getirilmesine ve eski hale getirme için 2 hafta süre verilmesine karar verilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gözardı edilerek, dava konusu edilen ve mahkemenin kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda saptanıp müdahalenin men'ine ve eski hale getirilmesine karar verilen hususların neler olduğu anılan kanun hükmü uyarınca kararın hüküm sonucu kısmında birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça yazılması gerektiği-
Taraflarca ileri sürülen istinaf sebeplerini ayrı ayrı incelenip, gerekçelendirilmeksizin soyut açıklama ile karar verilmesinin hatalı olduğu-
İİK m. 306/I uyarınca konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçların hangi takvim çerçevesinde ödeneceğinin belirtilmesi gerektiği- Bölge Adliye Mahkemesince verilen tasdik kararında, her bir talep eden için ayrı ayrı tasdik edilen projelerde gösterilen vade sayısı, alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiklerine yer verilmeden ve ödeme takvimi yapılmaksızın verilen kararın infazının mümkün olmadığı- Tasdik edilen projenin faiz içermemesi, borçların ödenmesinin hem tasdik kararının kesinleşmesinden sonraya bırakılması hem de ödemelerin altmış ay gibi uzun vadeye yayılması dikkate alındığında, konkordato talebinden sonra mühlet hükümlerinin sağladığı hukuki korumadan faydalanan borçluların yeni bir süreden yararlandırılması yerinde olmadığı gibi tespit edilen ödeme süresi alacaklıları mağdur edecek ve konkordatonun amacı dışında finansman türü niteliğinde olacağı ve son kayyım raporu göz önüne alındığında tasdik edilen konkordatoya ilişkin ödemeler henüz başlamadığı hâlde talep eden şirketin zarar ettiği de görülmekle söz konusu projenin tasdikine karar verilmesi yerinde olmadığı- Talep edenlerin kaynaklarıyla orantılı olmayan, uzun ödeme süresi nedeniyle alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesini bozan tasdik talebinin her üç talep eden yönünden reddine karar verilmesi gerektiği-