Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmadığından, alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulması, davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceğinin ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği-
Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davalı kooperatifin 29.11.2011 tarihli genel kurulunda gündemin 11. maddesi görüşülerek 2008-2009 iş yılında ortaklıktan ayrılan üyelerin ödemelerinin 1 yıl sonraya bırakılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, bu kararın alacağın muacceliyet tarihini öteleyen bir işlem olduğu, bu karara istinaden davacının alacağını ancak 29.11.2012 tarihinden itibaren talep edebileceği ve zamanaşımının da bu tarihten itibaren başlayacağı, bu durumda TBK’nın 147. maddesine göre 5 yıllık zamanaşımının henüz dolmadığı-
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacının elinde bulunduğunu ileri sürdüğü otomasyon sistemi ve malzeme bedellerinin davacı alacağı ile takas talebinde bulunduğu, TBK.'nun 139/1. maddesi hükmü nazara alındığında davacının bu talebinin değerlendirilmesi gerekeceği-
Bir çekin keşidecisi tarafından lehtar ya da hamilinden alınarak fiziken muhatap bankaya teslim edilmiş olmasının keşidecinin bu çeki lehtar veya hamilinden bedelini ödeyerek aldığını göstereceği-
Davalının, takip dayanağı olup mahkemeye ibraz edilen ve hükme esas alınan 8 adet bononun 3’ünde keşideci 5’inde avalist olduğu- Davalının ... olduğu bonolar 3 yıllık zamanaşımı dolunca kambiyo vasfını kaybetmiş olup, avalistin sorumluluğunun sona ermiş olduğu- Bu itibarla davalının avalist olduğu 5 adet bono nedeniyle avaliste karşı temel ilişkiye dayalı talepte bulunulması mümkün olmadığından, mahkemece sadece davalının keşideci olduğu 3 adet bono toplamı üzerinden davanın kabulüne, davalının avalist olduğu diğer 5 adet bono hakkında ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken 8 adet bononun toplamı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davalı kefil tarafından imzalanan sözleşmede kefilin sorumluluk miktarı belirtilmiş olup kefilin kefalet limitini artırıcı başka bir işlemi olmadığından, bilirkişice davalı kefilin sorumluluğu bu miktarla sınırlı tutularak hesaplama yapılması gerektiği- Genel kredi sözleşmesi ticari nitelikte olduğundan ve TTK 8/1 maddesine göre ticari işlerde faiz oranının sözleşme ile serbestçe belirlenebileceği-
Aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilen davalı, senet tutarı kadar alacağını ispatlayamadığı için; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, davalı icra takibinde haksız ise de kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı, dolayısıyla İİK'nun 67/2. maddesinde düzenlenen kötü niyet tazminatı şartları mevcut olmadığından davacı lehine kötü niyet tazminatı verilmesinin doğru olmayıp, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerektiği-