Dava konusu aracın, dar kapsamlı kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı ve kasko sigortasında "% 100 kusurlu" olma halinin teminat dışında bırakılmadığı, meydana gelen hasarın, sözleşmede belirtildiği şekilde kasko sigorta poliçesi düzenlenmesi halinde teminat kapsamında kalmadığı anlaşıldığından, kiracının, araçta meydana gelen hasardan sorumlu tutulamyacağı, ancak kiralanan araç pert olup, davacının kiralanan aracın aynı model ve niteliklerini taşıyan bir aracı piyasadan alabileceği süre belirlenerek, bu süre için gelir kaybına hükmedilmesi gerekeceği-
Kiralananda kalan mahkeme aracılığı ile tespiti yaptırılan depo tabir edilen yerdeki eşyaların mümkünse aynen iadesi, zayi olmuş ise dava tarihindeki bedellerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eşya bedelinin tahsili istenmiş olup, kiraya verenin taahhüt tarihine göre kiracıyı tahliye ettirmesi gerekirken taahhüde uyulmayarak doğrudan kiralanandaki eşyaların depoya kaldırılmış olmasının usulsüz olduğu-
Yerel mahkemenin 3.913,03 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödetilmesine yönelik ilk kararı, kararı temyiz etmeyen davacı yönünden bu miktarda kesinleşmiş olup, davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu- Bozma ilamında, davacının ticari işletme olması nedeni ile ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması, bu yöntemle bir sonuca ulaşılamaması halinde zararın BK 42. maddesi uyarınca hakim tarafından adalete uygun şekilde takdir edilmesi gerektiği belirtildiğinden, davacı ticari defterlerini ibraz etmemiş olduğundan, zarar kapsamının hakim tarafından adalete uygun olarak belirleneceği, hakim tarafından tazminat tutarının belirlenmesinde bilirkişi raporunun yetersiz olduğu biçimindeki bozma ilamı ve davacının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması ile davalı yararına kazanılmış hakka dikkat edilmesi gerekeceği-
Eksik incelemeyle salt Valilik Defterdarlık Muhasebe Denetmenliği İnceleme Raporuna göre hüküm kurulması yerine, davaya konu dosyalar ve bu dosyalar uyarınca ödemelerin gerçekleştirildiği icra takip dosyaları getirterek, davalının ödemelerde kusuru bulunup bulunmadığı gerekirse bu hususta bilirkişi incelemesiyle araştırılarak, kurumun zarara uğramasında davalının kusuru bulunduğu tespit edilirse, zararın kapsamı belirlenerek, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesi gerektiği-
Maden ocağında yapılan açık işletmenin şevlerinde, eğim açısının fazla, toprak yapısının zayıf dayanımlı olduğu, çalışma alanının doğusundaki duraysız şev alanına pasa yığınlarının kontrolsüz bir şekilde döküldüğü, şevin üst kısmında oluşan yükün şevin taşıyabileceği yükü aştığı, bu nedenle makaslama gerilmesinin arttığı ve heyelanın meydana geldiği bilirkişi raporuyla anlaşılmış olup bu raporun yeterli olduğu ve zarara neden olan mermer ocağını işleten şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu- Red sebeplerinin farklı olması halinde, davalılar vekillerine ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği-
Davalının savunması doğrultusunda olayın meydana geldiği yerde taraflardan hangisinin alt yapısının daha önce yapıldığının belirlenerek, davacıya ait kablolarda hasar meydana gelmesinde tarafların hangi oranda kusurlu oldukları, hasarın giderilmesi için yapılacak masrafın ne olacağı, ibraz edilen fatura içeriklerinin meydana gelen hasar ile örtüşüp örtüşmediği konularının açıklığa kavuşturulup karar verileceği-
Haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkin davada, davacıya ait santrale davalılar tarafından verilen hasarın giderilmesi için ödetilmesi gereken zarar tutarının belirlenmesine yönelik yeni bir rapor alınarak önceki raporların da tartışılarak çelişkinin giderilmesinden sonra karar verilmesi gerektiği-
Davacıya ait taşınmazlar ve taş ocağı başında uzman bilirkişiler refakatinde keşif icra ederek, taşınmazlar ile taş ocağı arasındaki mesafeyi tespit edip, davalının kapalı sisteme geçildiğine ve havaya yasal sınırlardan daha düşük düzeyde toz salınımı yapıldığına dair savunmasını araştırıp, bu hususlarda gerekli tespit ve ölçümleri yaptırıp, davacının hissedar olduğu taşınmazlarda davalının işletmesi nedeniyle değer kaybı oluşup oluşmayacağını belirleyerek sonucuna göre karar verileceği- Değer kaybı alacağı, taşınmazın mülkiyetine bağlı bir alacak olduğundan, taşınmazlarda değer kaybı var ise; davacı yararına ancak hissesi oranında tazminatına hükmedilebileceği-
Mahkemece, kooperatifin tüm defter, kayıt, belge, yönetim ve genel kurul kararları varsa banka kayıtları getirtilerek kooperatifler konusunda uzman bilirkişi ile şehirler ve ilçeler arası yolcu taşıma sektöründe faaliyet gösteren uzmanın da katıldığı bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, davacının aracının çalıştırılmaması nedeniyle uğradığı kazanç kaybının yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde denetime elverişli bir rapor alınarak tespit edilmesi, bilirkişi raporu ile kazanç kaybının gerçek miktarının somut verilerle tam olarak saptanamaması halinde TBK'nın 50 (BK m. 42) vd. madde hükümleri uyarınca mahkemece somut olayın özellikleri gözönünde bulundurularak, takdiren hakkaniyete uygun bir miktar kazanç kaybına hükmedilmesi gerektiği-
Kooperatif üyeliğinin tespiti, hat bedeli ve mahrum kalınan kâr istemine ilişkin davada, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak, dava konusu aracın tazminat istenen süre içinde davacı yanca hiç çalıştırılmadığı varsayımına göre hesaplama yapılmışsa da, dava konusu edilen dönemde davacı, aracını çalıştırmış olsaydı elde edeceği net kazancı talep hakkını haiz olup, aracın başka bir işte de çalıştırılarak gelir elde edilmesi halinde, bu durum davacının haksız zenginleşmesine neden olacağıdan, öncelikle aracın tazminat istenen dönem içinde başka bir işte çalıştırılarak gelir elde edilip edilmediğinin saptanması, davacılar ile aynı hatta çalışan bir ortağın ortalama brüt kazancının belirlenmesi, hesaplanan kazanç miktarından masraf ve amortisman giderleri ile saptandığı takdirde yapılan diğer işten elde edilen net gelirin düşülmesi gerekeceği- Mahkemece defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak kazanç kaybının gerçek miktarının somut verilerle tam olarak saptanamaması halinde TBK. mad. 50 uyarınca, takdiren hakkaniyete uygun bir miktar kazanç kaybına hükmedilmesi gerektiği-