Yıllık izin, ikramiye, hafta tatili, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarının ödetilmesine alacaklarının ödetilmesine ilişkin davada, davacı tarafından dava belirsiz alacak davası şeklinde açılmış ise de somut olayın özelliklerine göre davacının fazla çalışma ücreti ve bunun %5 fazlası alacağı, hafta tatili ücreti ve bunun %5 fazlası alacağı ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve bunun %5 fazlası alacakları ile ücretin %5 fazlası alacağı dışındaki talepler yönünden belirsiz alacak davası açılabilmesi koşullarının bulunmadığı ve söz konusu talepler dışındaki taleplerin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği- Davacı iddia ettiği işe giriş tarihini ispat edememiş olup, dosyada yer alan davacının davalı adına haber yaptığına dair internet gazete çıktılarına göre konunun değerlendirilmesinin gerektiği-
Davacı şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabından internet bankacılığı yolu ile 3. kişi hesabına aktarılan bedelin iadesi istemine ilişkin davada, davalı banka tarafından davacı şirket yetkilisi telefonla aranarak ''hesabınızdan para çıkışı oldu, bilginiz dahilinde mi 16.000 lira'' diye kendisine sorulup, davacı şirket yetkilisinin ''evet'' yanıtı vererek işlemi onaylayıp davalı bankaya kusur izafe edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Davalı tarafın terzilik yaptığı sabit olup; uyuşmazlığın davacının davalı eşin yanında birlikte terzilik işinde çalışıp çalışmadığına ilişkin olduğu- Bu durumun davalının kardeşi ve yengesi olan bir kısım davacı tanıklarının beyanlarında da doğrulandığı, buradan hareketle arsa ve binanın edinilmesinde davacının da çalışması ile katkısının olduğu- Ne var ki; dosya kapsamında eşin taşınmazın edinilmesindeki bu katkının oranını tespite yeterli veri de olmadığı- Bu durumda mahkemece yapılması gereken işin TMK 4. ve TBK 50. maddeleri uyarınca, hukuk ve hakkaniyete uygun bir katkı oranı takdir edilmesi, talep miktarı da gözetilerek bu oranın taşınmazın arsa ve bina dâhil dava tarihi itibariyle tespit edilecek toplam değeri ile çarpımı sonucu bulunacak miktara hükmedilmesi olduğu-
Davacı tarafça iş makinasının daha önceki dönemlerde çalışma sürelerine dair herhangi bir fatura veya delil ibraz edilmemiş olup, iş makinalarının çalışma şartları gözetildiğinde tatil günleri haricinde de her gün iş bulacağı ve bulsa bile günlük 8 saat kesintisiz çalışacağının kabulünün mümkün olmadığı, mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporu sonucu, söz konusu zarar miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, zarar miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi gerektiği-
Haksız haciz ve yedieminlik görevini suistimal nedeniyle tazminat istemine ilişkin olarak, davacının maddi tazminat olarak aracın değerini talep ettiği ve fiili haciz tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istediği gözetildiğinde; aracın haciz tarihindeki değerinin haciz tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekeceği-
Uyuşmazlık konusu toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret farkı, yıpranma primi farkı, ilave tediye ve akdi ikramiye farkı alacakları bakımından; talep içeriğinden de açıkça anlaşıldığı üzere, davacı sendikaya üye olduğu ve toplu iş sözleşmesinden yaralanabileceği tarihi, çalışma süresini, en son ödenen ücreti, toplu iş sözleşmesi gereği alması gerektiğini iddia ettiği aylık ücret miktarını, ödenmesi gereken ücret farkı, yıpranma primi farkı, ilave tediye ve akdi ikramiye farkı tutarını iş yerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince belirleyebilecek durumda olmadığından, toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ücret farkı, yıpranma primi farkı, ilave tediye ve akdi ikramiye farkı alacaklarının, belirsiz alacak olmadığı-
Gerçek zararın, mal varlığının haksız eylemden önceki duruma gelmesi, bir başka anlatımla haksız eylem meydana gelmeseydi ne durumda olacaksa o duruma getirilmesi için gerekli olan tutar olduğu- Eksik yatan gelir vergisinin, kanunen ödenmesi zorunlu olan borçlardan olup davalının haksız eylemi ile ortaya çıkan bir sonuç olmadığından gerçek zarar kapsamında olmadığı-
Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının yazılı belgelere ve işyeri kayıtlarına dayanmayıp, tanık anlatımlarına dayanması halinde, hesaba esas alınan süre ve alacağın miktarı nazara alınarak takdir edilecek uygun oranda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği ve bu halde, tanık anlatımlarına dayanılarak hesaplanan alacak miktarından hakimin takdir yetkisine bağlı olarak yapılacak indirim oranı baştan belirli olmadığından, alacağın belirsiz kabul edileceği- Mahkemece hafta tatili, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacakları bakımından davacının ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle hüküm altına alınmış ise de, bu alacaklar bakımından davanın belirsiz alacak davası olduğu anlaşılmakla bu alacaklara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği-
Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin davada, mahkemece tarafların davaya konu trafik kazasındaki kusur durumu araştırılıp tartışılmadan, hüküm fıkrasında yalnızca Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliği ekipleri tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının incelenmesinde davalıya ait aracın tespit edilemeyen sürücüsünün asli kusurlu olduğunun belirtildiği şeklindeki kusura ilişkin yetersiz gerekçeyle yetinilerek davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Taşıma akdinin ihlali nedeniyle uğranılan zararın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemi-