Kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmesi, faiz başlangıcının fesih tarihi olması gerektiği- İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmezse de; yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi gerektiği ve bu halde faiz başlangıcının da anılan belgenin işverene verildiği tarih olduğu- Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarihin bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılması gerektiği, böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcının, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarih olduğu-
Dava dilekçesinde iş akdinin, ne zaman ve hangi işveren nezdinde sona erdiği ve ne sebeple sona erdiği açıklanmamış ve fesih sebebi olarak herhangi bir sebep belirtilmemiş olduğundan, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının iş akdinin ... tarihinde kıdem tazminatı ödemesini gerektirecek şekilde feshedildiği gerekçesiyle kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve genel tatil alacakları hüküm altına alınmış ve davalı işveren ile dava dışı şirket arasında fiili ve organik bağ olduğu kabul edilmiş ise de, mahkemece bu hususlara ilişkin soyut birkaç açıklama dışında hiçbir gerekçenin gösterilmemiş olduğu- Mahkemece davacının dava dilekçesinde açıklamadığı fesih tarihi, şekil ve sebebinin ne olduğu ve davalı şirket ile dava dışı şirket arasındaki ilişkinin fiili ve organik bağ olduğuna ilişkin gerekçenin temelleri ve maddi dayanakları ortaya konulmadan, davacının diğer şirket nezdindeki çalışmasının kıdem tazminatını gerektirecek şekilde sona erdiğinin kabulünün hatalı olduğu- 
Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarihin bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılması gerekeceği, böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcının, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarih olduğu- Dava belirsiz alacağın bir türü olan kısmi eda külli tespit davası olarak açılmış olup, bu dava türünde faiz başlangıcı yönünden, kısmi davasında olduğu gibi, kıdem tazminatı dışındaki alacaklar bakımından dava dilekçesi ile istenen kısma dava, ıslah (talep artırımı) ile artırılan miktarlar bakımından ise ıslah (talep artırımı) tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği-
Asıl işveren davalı belediye ile birlikte son alt işveren davalı şirketler ortaklığının kıdem tazminatının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları-
Belirsiz alacak davasının bir türü olan kısmi eda külli tespit davası olarak açılan davada,faiz başlangıcı yönünden, kısmi davada olduğu gibi, kıdem tazminatı dışındaki alacaklar bakımından dava dilekçesi ile istenen kısma dava, ıslah (talep arttırımı) ile artırılan miktarlar bakımından ise ıslah (talep arttırımı) tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği-
22. HD. 19.03.2018 T. E: 2017/11617, K: 7086-
Kıdem tazminatı ile ilave tediye, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine ilişkin davada, kıdem suresinin farklı olduğu gerekçeli karar yazım aşamasında farkedilerek "gerekçeli karar ile kısa karar çelişmeyeceğinden kısa karar aynen korunmuştur..” denilmişse de, gerekçede davacının çalıştığı süre bakımından çelişki oluşturulduğu anlaşıldığından, kararın bozulması gerektiği-
HMK. mad. 62 uyarınca, davanın ihbarı ile yargılamanın başka bir güne bırakılamayacağı ve ihbarın mahkeme dışı vasıtalarla da yapılabileceği- Mahkemece, bildirilen adresler esas alınarak ihbar dilekçesinin tebliğe çıkarılması ile yetinilmesinin yerinde olduğu- İhbar olunan şirketlerin “bildirecekleri delillerinin toplanması”nın taraflarca getirilme ilkesine aykırılık teşkil edeceği- (HMK. mad. 25)- İşiçilik alacaklarına ilişkin davada davalının davanın ihbarını istediği şirketlerin adreslerinin ilgili ticaret odalarından araştırılmasının ve varsa bildirecekleri delillerin toplanmasının gerekmediği, mahkemece dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak aynı celse açık yargılamaya son verilerek esas hakkında hüküm kurulmasının isabetsiz olmadığı-
Sadakat borcunu ihlal eden işçi davranışlarının neler olabileceğinin önceden belirlenmesi ve tek tek sayılmasının mümkün olmadığı- İşçinin hangi eyleminin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış olarak kabul edilmesi gerektiği hususunda hâkimin, iş ve çalışma hayatının gerekleri ile toplumsal ilişki ve gelenekleri göz önüne alarak somut olayın özelliklerine göre bir sonuca varması gerektiği- İş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia eden işverenin bu iddiasını ispat etmesi gerektiği- 15 yılı aşkın kıdeminin bulunan ve çalışma süresi boyunca uyarı cezası dahi almamış olan işçinin, içinde birkaç çikolata bulunan paketi alması nedeniyle kıdem tazminatı alacağından mahrum kalması hakkaniyete ve ölçülülük ilkesine uygun düşer mi?
Uçuş personelinin (davacı uçucu hostesi olup) İş Kanunu kapsamında olmadığından (İş K. mad. 4), kıdem tazminatını talep edemeyeceği-