Davacının açıkça muvazaa iddiasında bulunmadığı ve davalı ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ispata yarar dosya içeriğinde bilgi ve belge bulunmadığı dikkate alındığında davalı ile dava dışı alt işverenler arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin hukuka uygun olarak kurulduğu ve davalı Belediyenin asıl işveren olarak talep edilen alacak kalemlerinden sorumlu olduğu- Mahkeme gerekçesinde kıdem tazminatına yönelilk ne kadar ödeme yapıldığına yönelik bir değerlendirme bulunmadığı ve iki bilirkişi raporu arasında bu konudaki çelişki giderilmediği görüldüğünden, kıdem tazminatı alacağından mahsubu gereken ... TL'nin kıdem tazminatı ödemesi olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği-
Davalı işverence, davacının sendikaya üye olmasından önce aynı iş yerinde geçen hizmet süresinin kıdeme dahil edilmeyerek sendika üyesi olduğu tarih itibariyle işe yeni başlamış bir işçi gibi düşük derece ve kademe üzerinden ücret ödenmesinin eşit davranma borcuna aykırılık teşkil edeceği ve davacının emsal işçilere göre eksik ücret almasına sebep olacağı-
Davalı ... Corporation ile ... ve ... şirketlerinin TNG ortak girişimi olarak Marmaray projesinin yapım işini üstlendikleri ancak projenin kaba inşaat işlerinin davalı ... ve ... şirketleri tarafından üstlenilerek ihale ile alt işveren ... şirketine hizmet alım sözleşmesi düzenlenerek verilip, davalı ... Corporation şirketinin ise projenin farklı işlerini yürütüp, davacının ortaklığı oluşturan ...- ... şirketleri tarafından yürütülen işlerde alt işveren işçisi olarak çalıştığı, ... Corporation'un davacının çalışmaları yönünden asıl işveren konumu bulunmadığı ve kendisine husumet yöneltilemeyeceği anlaşıldığından davalı ... şirketi yönünden husumet nedeni ile ret kararı verilmesi gerektiği-
Birer yıllık belirli süreli iş sözleşmeleri ile özel öğretim kurumunda öğretmen olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, süre sonunda işverence haklı bir neden gösterilmeksizin yenilenmemesi durumunda, davacının kıdem tazminatına hak kazandığının kabul edilmesi gerekeceği-
Davacının dava dilekçesinde 2.500 TL talep ettiği, 30.06.2009 harç tarihli dilekçesiyle talebini 13.776,60 TL’ye ıslah ettiği, mahkemece 2.500 TL’ye dava, artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği-
İşçinin, iş sözleşmesinin zorlayıcı nedenlerle 25/III bendi uyarınca feshi halinde, işverenin bildirim şartına uyma ya da ihbar tazminatı yükümlülüklerinin bulunmadığı, ancak, kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği- İç savaş ve karışılık nedeniyle zorunlu olarak iş sözlemesinin feshedilmesi durumunda, işçinin kıdem tazminatına hak kazacağı ancak ihbar tazminatı hakkı bulunmadığı- Yurt dışından yurt içine giriş çıkış kayıtları uyarınca ülkeye dönüş tarihinde iş sözleşmesinin sona erdiğinin kabulü gerektiği-
Davacı işçiye, iş sözleşmesi imzaladıktan sonraki dönem için genel tavan esasına göre hesaplanan kıdem tazminatı davalı işverence tam olarak ödenmiş, 5434 s. Yasa'ya tabi dönem için de Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre 1475 sayılı Yasanın 14/6. maddesindeki özel tavana uygun olarak ödeme yapılmış olup, davalı işverence son olarak emekli olduğu 03.05.2005 tarihi itibarıyla Emekli Sandığına tabi emsal bir çalışanın alabileceği emekli ikramiyesi tutarına göre hesaplamaya gidilmesinin isabetli olduğu ve bu nedenle davaya konu fark kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği-
İşçinin işe başladıktan sonra işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde, işlemiş kıdem tazminatlarından işverenlerin sorumluluklarının, işçiyi çalıştırdıkları süre ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesi ile sınırlı olduğu-
Kendi özgür iradesi ile daha iyi şartlarda ve ayrı bir statüde çalışmak üzere memuriyetten istifa ile ayrılan davacı için yapılan işlemin prosedür gereği olduğunun söylenemeyeceği ve bu durumda memuriyette geçen hizmet süresi kıdem tazminatı ödemesini gerektirmeyen bir nedenle sona eren davacıya, emeklilik nedeniyle yapılacak kıdem tazminatı ödemesinde, memuriyette geçen çalışma süresinin kıdem tazminatına esas süreye dahil edilerek işçilikte geçen süresi ile birleştirilmesinin mümkün olmadığı-
Henüz resmi evlilik işlemini yapmayan, ancak evlilik hazırlığı içinde bulunan kadın işçinin, iş sözleşmesinin evlilik nedeniyle feshettiğinin kabul edilemeyeceği, bu nedenle kıdem tazminatı talebinin reddi gerekeceği- Davacının evlenmek amacıyla evlilik tarihi olan 09.10.2006 tarihinden yaklaşık on gün kadar önce 30.09.2006 tarihinde iş akdini sona erdirmek amacıyla davalı işyerine dilekçe verdiği, yani fesih hakkını, resmi evlilik işlemini tamamlamadan kullandığı, davacı kadın işçinin nikah öncesi iş akdini sonlandırmaya yönelik yaptığı bu işlemin fesih olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, işyerinden ayrılmak amacıyla verilen dilekçenin istifa mahiyetinde olduğu, bu itibarla 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14.maddesinin 1.fıkrasında yer alan ve fesih hakkının, resmi evlilik işleminin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kullanılacağına ilişkin kanunun açık hükmüne aykırı davranıldığı-
