Uyuşmazlık taraflar arasında imzalanan ve özel hukuk hükümleri ihtiva eden bir satım sözleşmesi sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanması nedeniyle davaya bakmanın adli yargının görevi dahilinde olduğu-
Uyuşmazlık, davacı ile davalı vakıf üniversitesi arasındaki eğitim hizmetine ilişkin sözleşmeden kaynaklanmakta olup, davada kamu hukukundan kaynaklanan ve idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlem veya hizmetin söz konusu olmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığa özel hukuk hükümlerinin uygulanması gerekli olup, davada görevli mahkemenin de adli yargı mahkemeleri olduğu-
Yedieminlik ücreti alacağı saklama sözleşmesi kapsamında olup, bu konudaki uyuşmazlığın genel mahkemede çözülmesi gerektiği-
Mahkemece davacılar vekiline iştirak halinde mülkiyet hükümleri ile ilgili dava şartını yerine getirmesi konusunda kesin süre verilmiş ise de, buna ilişkin ara kararında kesin süreye uyulmamasının sonuçları açıkça yazılmadığından sadece “sonuçları açıklandı” ifadesi ile yetinilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğu-
Davaya konu zararın, kamu hizmeti niteliğindeki idarî faaliyetlerin yürütülmesi sırasında meydana geldiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. maddesi uyarınca, talebin, bir tam yargı davası niteliğinde olduğu ve bu davalara bakma görevinin idarî yargı yerine ait olduğu-
Edimler arasında aşırı orantısızlık bulunduğu iddiasıyla açılan alacak davasında, harca esas değer olarak 50.000,00 TL gösterildiği, ancak dava dilekçesinde 450.000,00 TL alacağın bulunduğu açıkça belirtildiğinden mahkemece davacıya dava konusu olan alacak miktarının açıklattırılarak, davasını tam dava olarak sürdürmesi ve toplam alacak üzerinden eksik peşin harcı tamamlaması konusunda kesin süre verilip, sonucuna göre bir karar tesisi gerektiği-
Davacı, davalı üniversite hastanesinde yapılan yanlış ve hatalı tedavi sonucunda kızının zarara uğradığını ileri sürdüğünden, istem 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluşturduğu ve bu davalara bakma görevinin idari yargı yerine ait olduğu-
İpoteğin terkini davasında taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu-
İdari yargı yerlerinde ancak ilgili idari kuruluşun dava edilebileceği, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri aleyhine idare mahkemelerinde dava açılamayacağı, şu halde, davacı davasını gerçek kişi olan davalıya yönelttiğine göre, davanın görüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğu-