Takip talebi ve icra emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının belirtilmediğinin anlaşıldığı, o halde İlk Derece Mahkemesince, takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden davacı borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Takip talebi üzerine, çıkarılan ödeme emri iptal edilmeden yeni bir ödeme emri çıkarılamayacağı, borçlu tarafından dava dilekçesinde iptali istenen ödeme emrinin ikinci olarak düzenlenen ................ tarihli ödeme emri olduğunun ve bu ödeme emrinde de  yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediğinin görüldüğü, o halde; mahkemece ödeme emrinde ................. USD yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden .............. tarihli ödeme emrinin iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu-
Uyap'ta kayıtlı olan takip talebinde toplam .................. EURO alacağın tahsili istenilmekle birlikte yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği gibi, harca esas değerinin de Türk Lirası olarak yazılı olmadığının anlaşıldığı, o halde, her ne kadar kararı alacaklı temyiz etmiş ise de, HGK'nın 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 esas sayılı kararında da benimsendiği üzere kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma ilkesi nazara alınamayacağından, kararın alacaklı tarafından temyiz edilmiş olması sonuca etkili olmayıp, kamu düzeni ile ilgili olan İİK’nın 58. maddesi gözetilmek suretiyle, İlk Derece Mahkemesince, Uyapta kayıtlı takip talebinde 11.057,86 EURO yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Takip talebinde davacının asıl alacak ve mahrum kalınan kar payı olmak üzere toplam talep ettiği ancak ödeme emrinde asıl alacak ve yeni alacak kalemi olmak üzere toplam alacak talep edildiği, bu nedenle ödeme emrinin açıkça takip talebine aykırı düzenlendiği davada; geçerli bir ödeme emri ile geçerli bir itirazın olduğundan söz edilemeyeceği, davacının ödeme emrinin yanlış düzenlendiğini ve bilebilecek durumda olması ve yeni ve doğru ödeme emri tebliğini isteme imkanı varken eldeki davayı açmakta kusurlu olduğu kanaatine varıldığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı ve 6325 sayılı HUAK'nın 18/a maddesinin 13. fıkrası ile 6100 sayılı HMK'nin 326. maddesi uyarınca arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye ödenmesine karar verilmesi gerektiği-
Takip talebinde borcun sebebinin gösterilmemesinin, usulüne uygun takip talebi ve ödeme emrinin olmadığını gösterdiği ve bu nedenle itirazın iptali davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiği- Trafik cezasının tahsili için açılan icra takibinde aracın plakasına yer verilmediğinden, itirazın iptali davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
Somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının belirtilmediğinin anlaşıldığı, o halde İlk Derece Mahkemesince, takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden davacı borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, icra emri ve takip talebinde toplam alacak miktarının farklı olduğunun dolayısıyla icra emri ve takip talebinin birbiriyle uyumlu olmadığının görüldüğü, bu durumda, ödeme emrinin takip talebine aykırı olarak düzenlenmesi söz konusu olup, borçlu yönünden geçerli bir ödeme emrinin varlığından söz edilemeyeceği, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince borçlu yönünden ödeme emrinin iptali gerekirken takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği-
Takip talebi ile ödeme emrinin farklı olduğu iddiasının dosya hesabına yönelik şikayet yargılamasında itirazın iptali davasında ve sair şikayetlerde ileri sürülmediği, aksine aynı olduklarının borçlu tarafından da açıkça kabul edildiği ve aynı durumun borcun sebebi için de geçerli olduğu, zira ödeme emrinde borcun sebebinin gösterilmemiş olması hususunun da gelinen bu aşamada herhangi bir önemi olmayıp safahat boyunca borcun sebebi ile ilgili olarak borçlunun bir mağduriyeti olmayıp icra dosyasına itirazını yaptığı ve takibe yönelik bütün sair şikayet dilekçelerinde de yasal haklarını kullandığı görülmekle, her ne kadar bölge adliye mahkemesinin bu hususun süresiz şikayete tabi olduğu değerlendirmesi yerindeyse de şikayetin kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı-
Takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterildiğinin ancak ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediğinin anlaşıldığı, o halde; mahkemece ödeme emrinde 60.000 USD yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar EURO cinsinden takip edilen alacakla ilgili olarak harca esas değerin takip talebinde ve ödeme emrinde gösterilmediği belirtilerek ödeme emrinin iptaline karar verilmiş ise de takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının belirtilmediği anlaşılmakta olup bu durumun re'sen dikkate alınacak bir husus olduğu gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi yerine ödeme emrinin iptali yönünde yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-