İİK. 149 uyarınca, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri göndereceği- Kredi sözleşmesi kefillerine icra emri gönderilemeyeceği- Alacaklının, kefillere karşı haciz (veya iflas) yolu ile ayrı bir takip yapabileceği- İpoteğe esas kredi sözleşmesindeki kefilin ihalenin feshini talep edemeyeceği- İhalenin feshi isteminin aktif husumet yokluğundan reddi halinde para cezası verilmesine yer olmadığı- Borçlunun taşınmaz açık artırma ilanında, kıymet takdir raporuna aykırı olacak şekilde taşınmazın sulu tarım arazisi olmasına rağmen kuru tarım arazisi olarak yazıldığına yönelik iddiası, satışa hazırlık işlemine ilişkin şikayet niteliğinde olduğundan, şikayetçi borçluya satış ilanı tebliğ edildiği halde ve ilanının tebliği usulsüzlüğü iddiası da olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, yasal 7 günlük süre içerisinde şikayet konusu yapılmayan bu hususun artık ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürülemeyeceği-
İpotek resmi senedinde, şikayetçi borçlu 3 şirkete de teminat sağlandığı ve şikayetçi borçlu 3 şirketin de asıl borçlu olarak ayrı ayrı kredi sözleşmesi imzaladığı, her bir şirkete asıl borçlu sıfatı ile hesap kat ihtarı gönderildiği anlaşıldığıdan, borçluların ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde icra emrinin ve takibin iptali şikayetinin reddi gerektiği-
İpotek veren hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapıldığı, ancak aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan borçluya takibin yöneltilmediği, bu eksikliğin re'sen nazara alınacağı ve süresiz şikayet yoluyla ileri sürülebileceği- Alacaklının asıl borçlunun kullandığı kredilerden kaynaklı aynı alacak için kredi sözleşmelerinin müteselsil kefillerine karşı ayrı ayrı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibe giriştiği, toplu ipoteğe konu taşınmazlar hakkında aynı anda takibe girişilip birlikte satışının istenilmesi zorunlu olup, aynı borç için ayrı ayrı takip başlatılmasının da doğru olmadığı-
İşin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği-
İpotek akit tablosundaki 'fekki bildirilinceye kadar süre ile geçerli' açıklamasının 'muacceliyet koşulu' olmayıp, 'ipoteğin süresiz olduğunu' gösterdiği- Kural olarak 'alacağın muacceliyetinin bir ihbarın yapılmasına bağlı olduğu durumlarda' alacaklının hem asıl borçluya hem de borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikine, muacceliyet ihbarında bulunmadan icra takibi yapamayacağı-
'Takip konusu alacağın, ipoteğin kapsamında bulunmadığı' itirazının, 'rehin hakkına itiraz' olup, İİK'in 149. maddesinin, rehin hakkına itiraz imkanı tanımadığı- Takip konusu ipoteğin 'limit ipoteği' olması ve İİK'in 150/2 maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde 'ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip' yapılabileceği-
İİK. 149 uyarınca, icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi kullanana kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine, noter aracılığı ile hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın gönderilmesi gerektiği- Hesap kat ihtarı dört farklı adrese tebliğ edilmişse de, borçlunun ipotek senedindeki adresine gönderilen tebligatla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesince karar gerekçesinde "...nin imzadan imtina ettiğinin tebligat mazbatasına yazılmadığı belirtilmişse de, tebligat mazbatasında komşunun imzadan imtina ettiği şerhinin yer aldığı ve yine borçlunun "...isminde bir komşusunun bulunmadığı" yönünde bir iddiasının da olmadığı, dolayısıyla yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu-
İİK'nun 150/ı maddesindeki düzenleme uyarınca banka ve kredi veren kuruluşların 'icra emri' göndererek 'ilamlı takip' yapabileceği, diğer gerçek ya da tüzel kişilerin, anılan maddeye dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapmalarının mümkün olmadığını, özel hukuk tüzel kişisi olan alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapması usulsüz ise de; ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermemesi, alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapılmasına engel olmayıp bu durumda borçluya örnek 9 ödeme emri gönderilmesi gerekeceği-
Şikayetçi borçlu şirketin beş adet kredi sözleşmesinden dört tanesinde asıl borçlu olduğu, bir tanesinde müteselsil kefil olduğu, lehine ipotek verilen dava dışı şirketin ise bir adet kredi sözleşmesinde asıl borçlu, iki adet kredi sözleşmesinde müteselsil kefil, iki adet kredi sözleşmesinde ise yer almadığı, ipotek resmi senedinin incelenmesinde ise; ipotek veren şahıs adına kayıtlı taşınmaza, dava dışı şirketin, asaleten ve 3. kişilere olan kefaletinden/kefaletlerinden doğmuş-doğacak tüm borçlarını da karşılamak üzere ipotek tesis edildiği, verilen ipoteğin şikayetçi borçlu şirketi kapsamadığı, dava dışı şirket lehine tesis edildiği, başka bir deyişle şikayetçi şirketin ipotek resmi senedinde isminin geçmediği, bu durumda; ipotek akit tablosu kapsamında teminat altına alınan kefalet borcunun da dava dışı şirkete ait olup, şikayetçi şirkete ait olmadığı gibi, şikayetçi şirketin lehine ipotek verilen asıl borçlu da olmadığı anlaşıldığından, şikayetçi şirket yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılamayacağı-
