İpotek akit tablosunda “Aldığı 3 Milyon TL için faizsiz 5 yıl süreli ipotek” açıklamasında geçen 5 yıl sürenin açıkça ipoteğin süresi olarak gösterildiğinin kabulü gerekeceği- Karz olarak alınmış (doğmuş) 3 Milyon TL borcun vadesi ise akit tablosundan açıkça anlaşılamadığından, borcun muaccel olacağı tarih açıkça başka bir belgeyle de belirlenmemiş olduğundan, alacağın ihtarla talep edilerek muaccel hale getirilmesi gerekeceği- Borçluya 08.01.2021 tarihinde keşide ve tebliğ edilen ihtarla bu koşul yerine getirildiğinden ve iptaline karar verilen ilk icra emri de ödeme ihtarı yerine geçeceğinden alacağın muaccel hale geldiği, bu durumda 25.02.2021 tarihinde ipoteğe uygun olarak faiz talebi de olmaksızın düzenlenen icra emri ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin yürütülmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, bu gerekçeyi taşıyan İcra Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf talebinin esastan reddi gerekirken, ipotek akit tablosunda yer verilen ipotek süresi borcun vadesi olarak değerlendirilip takibin bu süre dolmadan başlatıldığından bahisle kararın ortadan kaldırılmasının ve takibin iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı-
İntifa hakkı konusu taşınmaz malikinin kendi şahsi borcu için taşınmazı ipotek ettirmesi halinde ipoteğe konu borcun faizinden intifa hakkı sahibinin sorumlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, alacaklı banka tarafından takip tarihinden önce hesap kat ve ödeme istemli ihtarnamenin keşide edildiği ve davacı borçluya e-tebligat yolu ile tebliğ edilmiş olduğu dolayısıyla borçluya icra emri tebliğinde hukuka ve usule aykırı bir yön bulunmadığı, netice olarak davacının takibe yönelik itiraz gerekçelerinin yerinde olmadığı-
Birleşen dosyada şikayetçinin şikayet dilekçesinde limit aşımı iddiasının yanında, takip dayanağı ipoteğin limit ipoteği olması ve muacceliyet koşullarının oluşmaması nedeniyle ilamlı takip yapılamayacağı iddiasının da bulunduğu, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda şikayetçinin limit aşımı iddiası dışındaki talebi hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmış olup bu hali ile bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği-
Alacaklının takibine dayanak olarak sunduğu ............... Yevmiye Numaralı ipotek akit tablosunun 1 numaralı bendinde 'İşbu protokolün konusu ........... ile ............. arasında mevcut olan cari hesap bakiyesine göre protokol tarihi itibariyle ...........'ın ..........'a olan mevcut 739.183 - USD borcunun tasfiye edilmesi ve ödeme şeklinin belirlenmesidir.' ifadesi, 2 numaralı bendinde '.............'ın cari hesaba göre ............'a olan 739.183 - USD borcu 20.10.2020 tarihinde tamamen ödenmiş olacaktır.' ifadesi ve 3 numaralı bendinde de'...Söz konusu cari hesap borcunun yarısının ödenmesi halinde ipotek tesis edilen taşınmazlardan borçlunun talep edeceği herhangi birinin üzerindeki ipotek fek edilecektir.' ifadesi yer aldığı dolayısı ile anılan senedin kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmediğinin açık olduğu, bu hususun ise kamu düzeninden olup, İİK'nın 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tâbi olduğu ve mahkemece re'sen nazara alınması gerektiği, mahkemece davacının davasının kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
İİK'nın 68/b, 149, 150/ı. maddeleri kapsamında ilamlı takip yapılarak davacılar hakkında icra emri düzenlenmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, takip dayanağı belgelerin icra emri ile birlikte borçluya tebliğinin zorunlu olmadığı-
Takibe konu gayrimenkullerin (07.12.2012- 22.02.2013 tarihlerinde) yapılan ihaleler sonucunda alacağa mahsuben alacaklıya ihale edilip ihalelerin kesinleştiği ve alacaklı lehine tescil işlemlerinin yapılması için müzekkere yazıldığı görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesince, takip sonuçlandıktan sonra o takibe ilişkin bir işleme karşı gerek süreli gerekse de süresiz şikayet yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Takip konusu taşınmazın satışı gerçekleştiğinde taşınmazda yer alan ipotek çözülmekle, teminat olmaktan çıkacağından aynı takip dosyasındaki ipotek yönünden icra emrinin iptalinin gerektiği- Takip konusu taşınmazdaki ipotek nedeniyle icra emrinde dava dışı taşınmaz maliklerin aktif husumet ehliyeti bulunmadığı-
İpotek borçlusunun takip tarihi öncesinde vefat ettiği somut uyuşmazlıkta, alacaklı vekilinin mirasçıların takibe dahil edilmesini isteyerek HMK m. 124/3 uyarınca takibi mirasçılara karşı yöneltmesinin mümkün olduğu-
Davalı alacaklı banka tarafından, şikayetçi kredi borçlusu ile ipotekli taşınmaz malikleri şikayetçiler aleyhine icra müdürlüğünün dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalı alacaklı bankanın doğmuş ve doğacak kredi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere toplam limit ipotekleri tesis edildiği ve şikayetçilere icra emrinin tebliğ edildiği, şikayetin süresinde yapıldığı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilmesi için, takip tarihi itibariyle mevcut bir ipoteğin varlığı ve ipotek akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir örneğinin icra dairesine ibrazının zorunlu olduğu, takip dosyası incelendiğinde; icra müdürlüğünün, takip talebi ve icra emrinde ipotek asıllarının sunulduğu ve müdürlükçe görüldüğü şerhinin bulunmadığı, İİK.'nin 148. maddesinde yazılı takip talebinde bulunulurken ipotek akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi örneğinin icra müdürlüğüne ibrazı koşulunun gerçekleştirilmediği, sunulu ipotek resmi senetleri suretlerine davalı alacaklı tarafından aslı gibidir şerhi yazılmasının İİK.'nin 148. maddesindeki yasal düzenleme karşısında yeterli olmadığı-
Borçlu .............. A.Ş.’ye çıkarılan hesap kat ihtarlarının “tebliğ evrakı adreste şirket yetkilisi dışarıda/iş takibinde olduğundan daimi çalışanı ................(güvenlik) imzasına tebliğ edildi.” şerhi ile 18.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği ancak tebligat mazbatasında Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Tüzüğü'nün 18. maddesine uyulmadığından tebliğ işlemi usulsüz olup, borçlu tarafından bu husus en geç icra emri tebliğ tarihi olan 15.08.2019 tarihinde öğrenilmiş olduğundan, icra mahkemesine yapılan 21.08.2019 tarihli şikayetin süresinde olduğunun kabulü gerekeceği, bu durumda, şikayetçi borçluya usulüne uygun tebliğ edilmiş ihtarname bulunmadığından, davalı/alacaklı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine geçilmesi ve borçluya İİK'nın 150/ı maddesine göre icra emri gönderilmesinin mümkün olmadığı, alacaklı banka tarafından, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içermeyen limit ipoteğine dayalı olarak borçluya usulüne uygun ihtarname tebliği sağlanmadan, borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamayacağı ve borçluya örnek 6 icra emri gönderilemez ise de, ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermemesinin, alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapılmasına engel olmadığı-