Davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davalı İdare lehine, ön inceleme duruşmasından sonra açılmamış sayılma kararı verildiği ve keşfe gidilmediğinden dava değeri belirlenmediği, böylece dava değerinin dava açılırken gösterilen 1.000,00 TL olduğu gözetilerek 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
İİK.nun 277 uyarınca olay değerlendirildiğinde her ne kadar davalı ... hakkında geçici aciz vesikası bulunmakta ise de davalı ...'in dava konusu taşınmazları davalılar ... ve ...'ye devretme borcunun ....Noterliğinde 08.12.2015 tarihinde sözleşme imzalanmasıyla doğduğu, ancak davacı banka tarafından icra takibine dayanak bononun ise tanzim tarihinin 21.03.2017 olduğu, bu itibarla tasarrufun kaynağının icra takibine konu borcun doğum tarihinden öncesine dair dayandığı, yine devrin arsa payına karşılık yapılması nazara alındığında bedelde muvazaa da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi gerekeceği- Mahkemece, talebe konu taşınmaz devrinin gerçek bir sözleşme ilişkisine dayandığı, kredi sözleşmesinden çok önce taşınmaz devir borcunun doğduğu ve bedelde muzavaanın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğinden, davalılar yararına tek vekalet ücreti takdiri gerekirken, ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediği-
İlamın konusu davacıların murisi ...'ın davalı ...'nun 12.07.2016 tarihinde haksız eylemi sonucu ölümü nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemi olduğundan, borcun doğum tarihinin haksız eylemin gerçekleştiği 12.07.2016 tarihi olarak kabulü gerekeceği, iptali istenilen tasarruf ise bu tarihten sonra 08.08.2016 tarihinde gerçekleştiğinden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından işin esasına yönelik bir değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre istinaf isteminin reddi veya kabulüne karar vermesi gerekeceği- avanın ön koşulu bulunmadığının tesbiti halinde AAÜT'nin 7/2 maddesine göre vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu-
Yargıtay'ın önceki uygulamalarına dayanarak açılan davada yabancı hukukun uygulanması sonucu reddedilmiş olduğu somut olayda; davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği-
İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği- İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli heyet raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği- İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak ilgili mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemi-Hükmün fer'ileri- Davacılar vekilinin karar duruşmasında "yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına" muvafakat ettiği, yargılama gideri kavramının harçları, vekalet ücretini ve dava aşamalarında yapılan tüm masrafları da kapsayan bir üst kavram olduğu-
Tapu kaydında düzeltim istemi- Davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde davacı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu olacağı, vekalet ücretinin de yargılama gideri olduğu, bu nedenle AAÜT'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmeyecek oranda vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Davalı lehine hesap raporundaki veriler yönünden kazanılmış usuli bir haktan söz edilemeyecek olup, İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamı sonrasında alınan hesap raporunda güncel verilere göre hesaplama yapılması gerekirken, bozmadan önce alınmış 2021 tarihli bilirkişi raporundaki maluliyet oranı, bozma sonrası alınan maluliyet raporundaki oran olan %8 oranı ile değiştirilmek suretiyle, 2021 yılı asgari ücret verilerine göre hesap yapılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı- Davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen rakamın maktunun altında kalmayacak şekilde 1/5' i oranında olması gerekirken, 2021 yılı AAÜT' ye göre belirlenmesinin hatalı olduğu-
Hakem heyetince, ceza dosyası (kusur raporları, karar örnekleri) getirtilerek, alanında uzman bilirkişiden kusur dağılımına ilişkin, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli ve kaza tespit tespit tutanağı ile çelişkiler giderilecek şekilde rapor alındıktan sonra çıkan sonucuna göre davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek maddi tazminat miktarı takdiri gerekeceği- 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği-
Soruşturma evrakına göre; davacı kardeşin, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda alkollü sürücünün kusurlu bulunduğu, yaralanması ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşıldığından, TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekeceği- 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği-