İki tarafa borç yükleyen (karşılıklı taahhütleri içeren) sözleşmelerin -«avukatlık ücret sözleşmesi», «satış sözleşmesi», «satış vaadi sözleşmesi», «kat karşılığı inşaat sözleşmesi», «eser sözleşmesi», «kira sözleşmesi», «nakliye sözleşmesi» vb. sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların çözümü yargılama yapılmasını gerektirdiğinden, bunlara dayalı olarak yapılan takiplere borçlular tarafından itiraz edilmemesi ve alacaklının icra mahkemesine başvurarak «itirazın kaldırılmasını» istemesi halinde, icra mahkemesince «itirazın kaldırılması talebinin reddine» karar verilmesi gerekeceği–
İİK’nun 68. maddesindeki belge niteliğini taşımayan «rücu belgesi»ne dayanılarak, kefil tarafından «asıl borçlu» hakkında genel haciz yolu ile takip yapılamayacağı-
Konkordato komiseri tarafından düzenlenen "borç listesi"nin, İİK. 68'de öngörülen "borç ikrarını içeren belge" niteliğinde olduğu-
Alacaklı aleyhine tazminata hükmolunabilmesi için «alacaklının takip yaparken kötüniyetli olması» hususunun maddede koşul olarak öngörülmemiş olduğu–
Konkordato komiseri tarafından düzenlenen, altında borçlu vekilinin imzası da bulunan borç listesinin İİK. 68/I. maddesinde öngörülen belgeler niteliğinde olduğu–
Parmak izli senetlerin -HUMK’nun 297. maddesi uyarınca usulen tasdik edilmiş dahi olsalar- 68/I. maddede öngörülen belgelerden olmadığı–
Kambiyo senedine dayanılarak genel haciz yolu ile (adi) takip yapılsa dahi, yine kambiyo senedinin bağlı olduğu zamanaşımı sürelerinin uygulanacağı–
İtirazın kaldırılması duruşmasında, borçlunun itirazını geri alarak takip (itiraz) konusu borcu ödediğinin anlaşılması halinde «davanın açılmamış sayılmasına» değil «konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesi gerekeceği–
Limited şirket ortaklarının, şirket alacaklıları tarafından doğrudan doğruya takip (ve dava) edilemeyecekleri–